Blogging Fusion Blog Directory the #1 blog directory and oldest directory online.

Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog

Home Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog

Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog

Rated: 1.33 / 5 | 1,535 listing views Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog Blogging Fusion Blog Directory

Turkey

 

General Audience

  • Kilsan TuÄŸla
  • March 14, 2017 10:35:41 PM
SHARE THIS PAGE ON:

A Little About Us

Estetik, farklı, çevreci yapılar, mimari izler bırakan mimar ve mühendisler, mimarlık, ekolojik gelişmeler, yaşama renk katan tasarımlar, sanatçılar, sanat eserleri

Listing Details

Listing Statistics

Add ReviewMe Button

Review Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog at Blogging Fusion Blog Directory

Add SEO Score Button

My Blogging Fusion Score

Google Adsense™ Share Program

Alexa Web Ranking: 1,399,101

Alexa Ranking - Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog

Example Ad for Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog

This what your Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog Blog Ad will look like to visitors! Of course you will want to use keywords and ad targeting to get the most out of your ad campaign! So purchase an ad space today before there all gone!

https://www.bloggingfusion.com

.

notice: Total Ad Spaces Available: (2) ad spaces remaining of (2)

Advertise Here?

  • Blog specific ad placement
  • Customize the title link
  • Place a detailed description
  • It appears here within the content
  • Approved within 24 hours!
  • 100% Satisfaction
  • Or 3 months absolutely free;
  • No questions asked!

Subscribe to Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog

Yeni Başlayanlar İçin Çizim

İki usta ressam tarafından hiçbir detay atlanmadan hazırlanan kitap, çizim becerilerinin kolay ve keyifli bir şekilde geliştirilmesini amaçlıyor. Kitapta kahve fincanları, bulutlar ve ağaçlar gibi basit nesnelerden hayvanlar, natürmortlar, manzaralar ve portreler gibi daha zor tasvirlere uzanan bir dizi hem eğlenceli hem pratik alıştırma yer alıyor. Ayrıca, malzeme seçiminden kalemin nasıl tutulacağına kadar pek çok […] Yeni Başlayanlar İçin Çizim yazısı...

Yeni Başlayanlar İçin Çizim, kitap

Yeni Başlayanlar İçin Çizim, kitapİki usta ressam tarafından hiçbir detay atlanmadan hazırlanan kitap, çizim becerilerinin kolay ve keyifli bir şekilde geliştirilmesini amaçlıyor. Kitapta kahve fincanları, bulutlar ve ağaçlar gibi basit nesnelerden hayvanlar, natürmortlar, manzaralar ve portreler gibi daha zor tasvirlere uzanan bir dizi hem eğlenceli hem pratik alıştırma yer alıyor.

Ayrıca, malzeme seçiminden kalemin nasıl tutulacağına kadar pek çok konuda bilgilerin de bulunduğu kitapta oranlar ve perspektifi doğru ayarlamak, yansımaları çizmek ve güçlü kompozisyonlar yaratmak gibi konularda uzman tavsiyeleri de yer alıyor.

Yazar: Mark ve Mary Willenbrink
Çevirmen: Ebru Sürmeli
Sayfa sayısı: 126
Yayınevi: Bilge Kültür Sanat

Yeni Başlayanlar İçin Çizim yazısı Kilsan Blog sitesine aittir.


Zaanse Schans: Yel değirmenleri ile canlanan tarih

Zaanse Schans, Hollanda’nın sanayi bölgesi Zaan’daki eski yel değirmenlerinin ve evlerin taşınmasıyla kurulmuş bir proje köy. On sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllarda Zaan bölgesinde yaşayan ve çalışan topluluğu o günlerdeki yaşamıyla günümüze taşıyan köy, Hollanda’nın sanayi tarihine adanmış bir açık hava müzesi özelliği taşıyor. Hollanda’nın Zaandam kentinde yer alan Zaanse Schans, eski ahşap evleri, köprüleri, […] Zaanse Schans: Yel...

Zaanse Schans, panoramik

Zaanse Schans, Hollanda’nın sanayi bölgesi Zaan’daki eski yel değirmenlerinin ve evlerin taşınmasıyla kurulmuş bir proje köy. On sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllarda Zaan bölgesinde yaşayan ve çalışan topluluğu o günlerdeki yaşamıyla günümüze taşıyan köy, Hollanda’nın sanayi tarihine adanmış bir açık hava müzesi özelliği taşıyor.

Zaanse Schans, proje köy
Fotoğraf: pixabay.com

Hollanda’nın Zaandam kentinde yer alan Zaanse Schans, eski ahşap evleri, köprüleri, yel değirmenleri, atölyeleri, sokakları ile on sekizinci yüzyıldan kalma bir köy görüntüsünde. Köyün kuruluş öyküsü ise büyüleyici ve benzersiz bir projeye dayanıyor.

Tarihten bugüne taşınan köy

On sekiz ile on dokuzuncu yüzyıllar arasında, Kuzey Hollanda’da yer alan Zaan nehrinin kıyılarına yaklaşık 600 yel değirmeni inşa edilir. Bu değirmenler üretimleriyle Batı Avrupa’nın en eski sanayi bölgesini oluşturur. Bölgede ağaç işleri, boya ve kağıt üretimi, elmas parlatma, peynir yapımcılığı gibi pek çok farklı alanda üretim ve ticaret yapılır. Hatta değirmenlerin odun kesiminde kullanılmasıyla gemi üretimi için kereste bile sağlanır. Ancak zaman içinde buhar gücü kullanan makinelerin yel değirmenlerinin işlevlerini azaltması nedeniyle bölgede daha teknolojik bir sanayi oluşur.

On sekizinci yüzyıldan beri bu bölgede yaşayan ve geleneksel üretim yapan halk, modernleşmenin getirdiklerinden etkilenir ve eski yaşamlarını sürdürebilecekleri bir çözüm ister. Halkın bu isteği doğrultusunda, Zaan’daki eski yerleşim mimar Jaap Schipper tarafından çizilen bir plana uygun olarak yine Zaan nehrinin kıyılarındaki Zaanse Schans’a taşınır.

1961 yılından 1974 yılına dek, bölgede hayatta kalan yel değirmenlerinin sekizi ile 35 ev kamyonlara ve teknelere yüklenerek Zaanse Schans’a parça parça yerleştirilir. Yel değirmenlerini, atölyeleri işleten ve Zaankanter olarak adlandırılan bölge halkı da, değirmenleri ve evleriyle birlikte göç eder. Evlerine yerleşen halk, değirmen ve atölyelerini kurarak çalışma düzenine geri döner; eskiden Zaan bölgesinde ürettiği ürünleri yeniden üretmeye başlar. Böylece Zaanse Schans’da on sekizinci ve on dokuzuncu yüzyılların hayata geçirildiği, Hollanda sanayi tarihini canlandıran bir açık hava müzesi hayata geçmiş olur.

Yeşil renkli evler, rüzgarla dönen değirmenler

Zaanse Schans’daki evler tipik Hollanda mimarisine sahip. Toprak yumuşak olduğu için yapı malzemesi olarak çoğunlukla ahşap kullanılmış. Evlerin hemen hepsinde yeşilin tonları ve beyaz hakim. Nem ve küften korumak için ise duvarlara katran sürülmüş.

Köy, dünyadaki hala işleyen geleneksel yel değirmenlerinin bulunduğu az sayıdaki yerlerden biri. Bu nedenle en ilgi çeken yapıları yel değirmenleri oluşturuyor. Günümüzde halen yedi değirmende üretim yapılıyor. Çoğu halka açık olan değirmenlerin bazılarında ziyaretçilere öğütme konusunda bilgiler veren etkinlik ve gösteriler düzenleniyor.

Bu tarihi değirmenler arasında yer alan ve “De Kat”, Türkçesiyle “Kedi” olarak adlandırılan değirmen rüzgar gücünü kullanarak boya imalatında kullanılan ham maddeleri öğütüyor. On yedinci yüzyılın sonlarında inşa edilen değirmen, Hollanda’da bu işleve sahip tek yel değirmeni.

Zaanse Schans, De Kat
Boya ham maddelerini öğüten De Kat Fotoğraf: Balou46

Köyün diğer bir özelliğini de sanayi tarihini odağına alan müzeler oluşturuyor. Zaans Müzesi’nde on sekizinci ve on dokuzuncu yüzyılda hem üretilen hem de kullanılan mutfak eşyaları, giysiler, resimler ve fabrika malzemeleri sergileniyor. Yedi müzeden Fırın Müzesi, saatlerin yer aldığı Zaman Müzesi, Tahta Ayakkabı Müzesi ile Hollanda’daki en büyük süpermarket zinciri olan Albert Heijn’in müze dükkanı en çok rağbet gören müzeler arasında yer alıyor.

Zaanse Schans, Albert Heijn
Albert Heijn müze dükkanı Fotoğraf: Arend

Zaanse Schans halkı geleneksel el sanatlarıyla ilgili günlük etkinliklere sıklıkla ev sahipliği yapıyor. Bu zanaat etkinlikleri, ağırlıklı olarak korunmuş tarihi atölyelerin içinde gerçekleşiyor ve profesyonel zanaatkarlar tarafından yürütülüyor. Üretilen tüm ürünler köyün her tarafına yayılmış dükkanlarda satılıyor.

Zaanse Schans, tahta ayakkabı atölyesi
Tahta ayakkabı atölyesi Fotoğraf: Mario Sánchez Prada

Zaanse Schans: Yel değirmenleri ile canlanan tarih yazısı Kilsan Blog sitesine aittir.


Kalabalık Alanlar

Amerikalı fotoğraf sanatçısı Pelle Cass, zaman atlamalı çekim tekniği kullandığı “Kalabalık Alanlar/Crowded Fields” serisinde aynı alanda ama farklı zamanlarda spor yapanları görüntüleyip, “hıncahınç dolu” diyebileceğimiz kompozisyonlar yaratıyor. Uzun yıllardır fotoğraf sanatçısı olan ve özellikle Seçilen İnsanlar/Selected People serisi ile ünlenen Pelle Cass, son ve devam eden serisi “Kalabalık Alanlar”da hareket halindeki bedenler ile zaman...

Kalabalık Alanlar, Crowded Fields

Amerikalı fotoğraf sanatçısı Pelle Cass, zaman atlamalı çekim tekniği kullandığı “Kalabalık Alanlar/Crowded Fields” serisinde aynı alanda ama farklı zamanlarda spor yapanları görüntüleyip, “hıncahınç dolu” diyebileceğimiz kompozisyonlar yaratıyor.

Uzun yıllardır fotoğraf sanatçısı olan ve özellikle Seçilen İnsanlar/Selected People serisi ile ünlenen Pelle Cass, son ve devam eden serisi “Kalabalık Alanlar”da hareket halindeki bedenler ile zaman kavramını bir araya getiriyor.

Kalabalık Alanlar, Crowded Fields, basketbolSerisinde sporculara odaklanan sanatçı, aynı spor alanında, aynı kadrajda ama farklı zamanlarda sporcuları görüntülüyor ve bu görüntüleri tek bir karede kolaj yaparak birleştiriyor. Böylece adeta spor alanının günlük hafızasını oluşturan kaotik ama büyüleyici kompozisyonlar elde ediyor.

Kalabalık Alanlar, Crowded Fields, Pelle Cass,yüzmeFotoğraf çekimlerinde zaman atlamalı çekim tekniğini kullanan sanatçı, her bir kompozisyon için yaklaşık 40 saat boyunca bine yakın görüntü alıyor. Daha sonra çektiği yüzlerce hızlandırılmış fotoğraf arasından seçtiği görüntüleri tek bir karede topluyor. Kompozisyonunu oluştururken gerçekliği kaybetmemek için insanların yerlerini değiştirmiyor, üst üste gelen görüntüleri Photoshop’ta çok dikkatle temizliyor.

Fotoğraflar: © Pelle Cass / pellecass.com

Kalabalık Alanlar yazısı Kilsan Blog sitesine aittir.


Amazon küreleri

Dünyanın en büyük e-ticaret şirketlerinden biri olan Amazon’un genel merkezinde inşa edilen üç sera küresi, ofis konseptini tamamen değiştirerek çalışanların doğayla doğrudan bağlantı kurmasını sağlıyor. “The Spheres” olarak adlandırılan küreler, bulut ormanı bölgelerinden getirilen kırk binden fazla bitkiye ev sahipliği yapıyor. Amazon, ABD Seattle’da bulunan genel merkezinin dışına yaptırdığı üç küre ile çalışma ortamlarına bakışı...

Amazon küreleri, Seatle

Dünyanın en büyük e-ticaret şirketlerinden biri olan Amazon’un genel merkezinde inşa edilen üç sera küresi, ofis konseptini tamamen değiştirerek çalışanların doğayla doğrudan bağlantı kurmasını sağlıyor. “The Spheres” olarak adlandırılan küreler, bulut ormanı bölgelerinden getirilen kırk binden fazla bitkiye ev sahipliği yapıyor.

Amazon küreleri, kompleks
Fotoğraf: siteworkshop.net

Amazon, ABD Seattle’da bulunan genel merkezinin dışına yaptırdığı üç küre ile çalışma ortamlarına bakışı oldukça değiştiriyor. Bitkilerle çevrili bir ofis ortamı yaratan küreler 800 çalışana ofis alanı sağlıyor. Ayrıca kafeterya, kafe, sergi salonu ve dükkanlarla bir kompleks oluşturuyor. Ofis alanlarında dört katlı bir bitki duvarı, kuş yuvası formunda toplantı odaları ve dinlenme alanları yer alıyor.

Amerikan mimarlık firması NBBJ ve peyzaj firması Site Workshop  tarafından tasarlanan küreler, cam ve çelik kullanılarak yapılmış pentagonal modüllerden oluşuyor. Birbirleriyle kesişen kürelerde bitkilerin gün ışığına olan ihtiyaçlarını karşılayabilmek için özel olarak seçilmiş 2.643 cam bölme kullanılmış.

Bulut ormanlarından gelen ağaçlar

Bir tür yağmur ormanı da diyebileceğimiz bulut ormanları, yağmur ormanlarına göre daha yüksekte yer alıyorlar. Bu ormanlarındaki dev ağaçlar su ihtiyaçlarını havadaki nemden ve bulutlardan karşılıyor. Küreler içinde kullanılan ağaçların pek çoğu bulut ormanlarında yaşayan türlerden seçilmiş. İçeride, üç yüzden fazla tür ve elli ülkeden gelen 40 binden fazla bitki bulunuyor.

Amazon küreleri, bulut ormanları
Fotoğraf: blog.aboutamazon.com / seattlespheres.com

Küreler, bitki ve ağaçların uyum sağlaması için gündüz 22 derece sıcaklıkta ve yüzde 60 nem oranında tutuluyor. Ayrıca, havalandırma sistemleri ile hafif esintili bir ortam yaratılıyor. İçeride yer alan ağaçların en büyüğü “Rubi” adıyla adlandırılan bir ficus rubiginosa ağacı. Kürenin içine vinç yardımıyla tepeden yerleştirilen Rubi, 15 metre boyunda ve yaklaşık 7 metre genişliğinde.

Yaşayan duvarlar

Kürelerin en heyecan verici özelliklerinden olan yeşil duvarlar iki yüzden fazla farklı bitki örtüsünün ve 25 binden fazla bitkinin bulunduğu dikey bahçeler oluşturuyor. Bitkiler, dört kat yüksekliğindeki duvar panellerine dikilerek bulut ormanlarındaki doğal yükseklik ortamlarına uygun olarak yerleştirilmiş. Örneğin, duvarların tabanı düşük ışık seviyelerini tercih eden bitkilere ayrılmış. Böylece yukarıya doğru çıkan yerleşim bitkilerin ihtiyaçlarına göre yapılmış.

Amazon küreleri, yaşayan, yeşil duvarlar
Fotoğraf: blog.aboutamazon.com / seattlespheres.com

Duvarlar panellerinde bulunan ağ, suyu ve besinleri ihtiyaçlarına göre bitkilere ulaştıran özel bir sisteme sahip. Su, önce duvarların en üstüne pompalanıyor ve yavaşça dibe çöküyor. Bitkileri yukarıdan aşağıya doğru hem suluyor hem de gübreliyor. Fazla su merkezi rezervuara geri döndüğü için de sulama ve gübreleme sürdürülebilir özellik kazanıyor.

Amazon küreleri, panel ağı
Fotoğraf: blog.aboutamazon.com / seattlespheres.com

Kürelerdeki yeşil duvarlar bitkileri sergilemek için yaratıcı bir yol olmasının yanı sıra, kentsel ısı adalarının azaltılması, iç mekan hava alanlarının temizlenmesi ve binalar için doğal soğutma ve yalıtım sağlamak gibi birçok fayda da sağlıyor.

Amazon küreleri yazısı Kilsan Blog sitesine aittir.


Celsus Kütüphanesi

Antik dünyanın üçüncü en büyük kütüphanesi olan Celsus Kütüphanesi, dünya mirası olarak korunan Efes Antik Kenti’nin günümüze ulaşmış en önemli yapılarından. Roma İmparatorluğu’nun altın yıllarında inşa edilen kütüphane, sadece estetik güzelliği ile değil, dengeli ve iyi planlanmış tasarımı ile de etkileyici bir mimariye sahip. Büyüklüğü ile İskenderiye ve Bergama kütüphanelerinden sonra üçüncü sırada yer alan Celsus Kütüphanesi, eski...

Celsus Kütüphanesi, genel

Antik dünyanın üçüncü en büyük kütüphanesi olan Celsus Kütüphanesi, dünya mirası olarak korunan Efes Antik Kenti’nin günümüze ulaşmış en önemli yapılarından. Roma İmparatorluğu’nun altın yıllarında inşa edilen kütüphane, sadece estetik güzelliği ile değil, dengeli ve iyi planlanmış tasarımı ile de etkileyici bir mimariye sahip.

Büyüklüğü ile İskenderiye ve Bergama kütüphanelerinden sonra üçüncü sırada yer alan Celsus Kütüphanesi, eski dünyanın en önemli liman kentlerinden olan Efes’in günümüze ulaşmış en dikkat çekici kalıntılarından biri. Kütüphanede 12 bin ile 15 bin arasında parşömen rulosunun yer almış olduğu tahmin ediliyor.

Celsus Kütüphanesi, Efes
Fotoğraf: Ana Raquel S. Hernandes

Güçlü bir Roma senatörü, Asya eyaleti valisi ve bir kitap aşığı olan Tiberius Celsus Polemeanus anısına oğlu Gaius Julius Aquila tarafından yaptırılan kütüphanenin inşaatına başlangıç tarihi hakkında net bir bilgi olmasa da MS 135 yılında tamamlandığı konusunda ortak bir görüş bulunuyor. Celsus’un mezarı da kütüphanenin batı kanadında ve giriş kat zemininin altında yer alıyor. O tarihlerde değil bir kütüphanenin içine, kent sınırları dahiline bile gömülmek alışılmış bir durum olmadığından Celsus’a yapılmış olan bu ayrıcalık, özel bir onur olarak görülüyor.

Celsus Kütüphanesi, Tiberius Celsus Polemeanus anısına
Fotoğraf: Woody Hibbard

Kütüphane, MS üçüncü yüzyılın ortalarındaki Got işgalinde bir yangın geçirmiş, ayrıca onuncu yüzyılda meydana gelen depremde de ciddi zarar görmüş. Günümüzdeki kütüphanenin ön cephesi, Avusturyalı arkeoloji ekibi tarafından 1970-1978 yılları arasında yeniden yapılandırılmış ve restore edilmiş. Kütüphanenin içindeki değerli parşömen ruloları ise deprem sırasındaki karmaşa sırasında yok olmuş.

Görkem kazandıran sütunlar

Kütüphanenin tasarımı dönemin ünlü Romalı mimarı Vitruoya tarafından yapılmış. Oldukça süslü ve dengeli ön cephesi Yunan mimarisinin Roma mimarisine olan etkilerini yansıtıyor.

Celsus Kütüphanesi, ön cephe
Fotoğraf: Zigomar

Dışarıdan iki katlı görünse de içeride yapılan kazılar, yapının aslında üç kat oluştuğunu gösteriyor. Ön cephenin en göze çarpan unsurlarını korint tarzı sütunlar oluşturuyor. Zemin katın orta kısmında yer alanlar sütunların hem kendileri hem de alınlıkları, başlıkları ve kirişleri baştakilerden daha uzun olarak tasarlanmış. Böylece yapı perspektif açısından bir göz yanılsaması oluşturarak daha görkemli ve anıtsal bir görünüme kavuşmuş. Zemin kat sütunlarının boşluklarına yerleştirilmiş olan üst kat sütunları ise zemin kat sütunlarına oranla daha ince ve kısa tutulmuş; alınlıkları ise üçgen formunda ve çift katlı katmanlar tarafından destekleniyor.

Kütüphaneye dokuz geniş mermer basamaklı bir merdiven ile ulaşılıyor. Merdivenin her iki yanında, Yunanca ve Latince olarak Celsus’un yaşamı anlatıyor. Girişte, yapıya platform oluşturan, tonozlu, 21 metre genişliğinde ve mermer ile kaplanmış bir avlu bulunuyor.

Giriş için sütunlar arasındaki üç kapı kullanılmış. Kapıların yanlarında yer alan nişlerde dört kadın heykeli yer alıyor. Heykellerden Sophia bilgeliği, Episteme bilgiyi, Ennoia zekayı ve Arete yiğitliği sembolize ediyor. Ne yazık ki heykeller asıllarının birer kopyası; asılları Viyana’daki Efes Müzesi’nde bulunuyor.

Kitaplara özel koruma

Celsus Kütüphanesi’nin tasarımında kitapların korunmasına özel bir önem gösterilmiş. Ana okuma salonu, aralarında bir metre boşluk bulunan çift duvarlara sahip. Kitaplar bu iç duvarlar boyunca yapılmış olan dörtgen nişlerdeki raf ve dolaplarda saklanmış. Böylece aşırı sıcaklık, nem ve böceklerden korunmaları sağlanmış. Duvarlar arasındaki boşluklarla oluşan koridorlar kütüphane içindeki yürüyüş yollarını da oluşturarak üst kata çıkan merdivene ulaşıyor.

Celsus Kütüphanesi, iç
Kütüphanenin içi, dolap ve rafların bulunduğu nişler Fotoğraf: Radomil

Sabah güneşinden faydalanabilmek için doğuya bakan kütüphanenin içi büyük bir kemer tarafından çerçevelenmiş dikdörtgen bir forma sahip. Oymalar ile cömertçe dekore edilmiş olan alanın döşeme ve duvarları renkli mermerle kaplanmış.

Celsus Kütüphanesi, iç zemin
Kütüphanenin mermer zemin döşemesi Fotoğraf: Carole Raddat

Celsus Kütüphanesi yazısı Kilsan Blog sitesine aittir.


Stant Tasarımı ve Sergileme

Sergi tasarımcısının yaratıcı bir uygulamacı olarak, sergi tasarımı disiplini kanalıyla nasıl daha iyi bir iletişim kurabileceği konusuna odaklanan kitap, ticari fuarların gelişimini, marka deneyimlerini, temalı eğlence programlarını, dünya sergilerini, müze galerilerini, ziyaretçi merkezlerini, tarihi evleri ve peyzajda yapılan sanatsal yerleştirmeleri ele alıyor. Kitap, karmaşık ve çok yönlü bir disiplin olan sergi tasarımıyla ilgili hem kapsamlı...

Stant Tasarımı ve Sergileme, kitap

Stant Tasarımı ve Sergileme, kitap

Sergi tasarımcısının yaratıcı bir uygulamacı olarak, sergi tasarımı disiplini kanalıyla nasıl daha iyi bir iletişim kurabileceği konusuna odaklanan kitap, ticari fuarların gelişimini, marka deneyimlerini, temalı eğlence programlarını, dünya sergilerini, müze galerilerini, ziyaretçi merkezlerini, tarihi evleri ve peyzajda yapılan sanatsal yerleştirmeleri ele alıyor.

Kitap, karmaşık ve çok yönlü bir disiplin olan sergi tasarımıyla ilgili hem kapsamlı bir rehber sunuyor hem grafik tasarım gibi ilişkili disiplinlere değiniyor hem de tasarım örnekleriyle tasarımcıya esin kaynağı oluşturuyor.

Yazar: Pam Locker
Çevirmen: Sezen Haskatar
Sayfa sayısı: 184
Yayınevi: Literatür Yayıncılık

Stant Tasarımı ve Sergileme yazısı Kilsan Blog sitesine aittir.


Link to Category: Blog Articles

Or if you prefer use one of our linkware images? Click here

Social Bookmarks


Available Upgrade

If you are the owner of Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog, or someone who enjoys this blog why not upgrade it to a Featured Listing or Permanent Listing?


Blogging Fusion is a trusted resource online for bloggers around the world!