Blogging Fusion Blog Directory the #1 blog directory and oldest directory online.

Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog

Home Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog

Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog

Rated: 1.50 / 5 | 1,251 listing views Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog Blogging Fusion Blog Directory

Turkey

 

General Audience

  • Kilsan TuÄŸla
  • March 14, 2017 10:35:41 PM
SHARE THIS PAGE ON:

A Little About Us

Estetik, farklı, çevreci yapılar, mimari izler bırakan mimar ve mühendisler, mimarlık, ekolojik gelişmeler, yaşama renk katan tasarımlar, sanatçılar, sanat eserleri

Listing Details

Listing Statistics

Add ReviewMe Button

Review Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog at Blogging Fusion Blog Directory

Add SEO Score Button

My Blogging Fusion Score

Google Adsense™ Share Program

Alexa Web Ranking: 1,123,176

Alexa Ranking - Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog

Example Ad for Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog

This what your Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog Blog Ad will look like to visitors! Of course you will want to use keywords and ad targeting to get the most out of your ad campaign! So purchase an ad space today before there all gone!

https://www.bloggingfusion.com

.

notice: Total Ad Spaces Available: (2) ad spaces remaining of (2)

Advertise Here?

  • Blog specific ad placement
  • Customize the title link
  • Place a detailed description
  • It appears here within the content
  • Approved within 24 hours!
  • 100% Satisfaction
  • Or 3 months absolutely free;
  • No questions asked!

Subscribe to Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog

Alex Chinneck’in fantastik binaları

Geçici kamusal sanat eserleri yaratmasıyla tanınan İngiliz heykeltıraş Alex Chinneck, yapıların cephelerini fantastik bir bakış açısıyla değiştirerek gündelik kent hayatını hem erişilebilir hem de keyifli bir hale getiriyor. Alex Chinneck, kentleri şekillendiren fiziksel dünyanın yeniden hayal edilebilmesi için mimari dili kullanarak yapıları anıtsal kurulumlar haline getiriyor. Sanat, mimarlık ve tiyatro disiplinlerini birleştiren sanatçı, oldukça ilginç...

Alex Chinneck’in fantastik binaları, Halka açık

Geçici kamusal sanat eserleri yaratmasıyla tanınan İngiliz heykeltıraş Alex Chinneck, yapıların cephelerini fantastik bir bakış açısıyla değiştirerek gündelik kent hayatını hem erişilebilir hem de keyifli bir hale getiriyor.

Alex Chinneck’in fantastik binaları, Yıldırımımı al ama gök gürültümü çalma Alex Chinneck, kentleri şekillendiren fiziksel dünyanın yeniden hayal edilebilmesi için mimari dili kullanarak yapıları anıtsal kurulumlar haline getiriyor. Sanat, mimarlık ve tiyatro disiplinlerini birleştiren sanatçı, oldukça ilginç ve şaşırtıcı bina cepheleri tasarlıyor.

Ülkesinde olduğu kadar uluslararası medyada da yoğun ilgi gören Alex Chinneck, çalışmalarındaki fikir ve ilhamı kent halkının her gün etkileşimde bulunduğu binalardan alıyor. Mimari ve mühendislik bilgisi gerektiren kurulumlarının güvenli olması için mimarlık danışmanları ve yapı mühendisleriyle işbirliği yaparak çalışıyor. Tekrarlardan da kaçınan Chinneck, her yeni projesinde yeni alanlar keşfetme, yeni malzemeler ile yeni süreçler kullanma ve yeni insanlarla işbirliği yapma konularında da son derece özenli davranıyor.

Eserlerine verdiği isimlerde kelimelerin ritminden ve benzetmelerden yararlanan sanatçı, bu yaklaşımının yaptığı işi daha eğlenceli hale getirdiğini düşünüyor.

Takma dişlerle doğruyu söylemek / Telling the truth through false teeth

Boş bir fabrika binasının cephesinde bulunan 312 cam levhayı çıkaran sanatçı, her birini aynı şekilde kırılmış camlarla değiştirerek binaya ilginç bir cephe kazandırdı.

Havanın altında ama ayın üstünde / Under the weather but over the moon

Normal görünümlü evlerin arasında tasarladığı kurulum, baş aşağı bir bina görünümünde.

Altı pim ve yarım düzine iğne / Six pins and half a dozen needles

Ofislerin, dükkanların ve restoranların bulunduğu bir kent kompleksine uyguladığı kurulum, yirmi metre yüksekliğe yerleştirilmiş ve on ton ağırlığında. Kurulum, 4.000 tuğladan ve paslanmaz çelik çerçeveden oluşuyor.

Halka açık / Open to the public

1960’lı yıllardan kalan ve kullanılmayan bir ofis binasının duvarlarını ve pencerelerini büken sanatçı, kullandığı dikey ve yatay iki fermuar heykeli ile binanın içini halka açmış oldu.

Yıldırımımı al ama gök gürültümü çalma / Take my lighting but don’t steal my thunder

Sanatçı, kendi kurulumu olan 40 metre uzunluğundaki binayı tabanından kırılmış ve üzeri havada yüzer yanılsaması ile kurguladı. Yapının tepesine bağlanan dört tonluk ağırlık dijital olarak oyulmuş polistiren ile gizlenerek havada yüzer yanılsamasını sağlamış oldu.

Burnumun dizlerinden ayak parmaklarımın göbeğine / From the knees of my nose to the belly of my toes

Terkedilmiş bir evin cephesini yeni bir cephe ile değiştiren Chinneck, evin en üst katını açıkta bırakıp en alt katı bahçede kurgulayarak binaya aşağıya doğru çekilmiş hissi kazandırdı.

Gün doğumu kaşığı / A spoonful of sunrise

Sanatçı, Milano’daki bir binanın cephesine soyulmuş hissi vermek için yukarıdan aşağı sarkan bir kabuk tasarladı. Çalışmanın ayırt edici özelliği olarak işlev gören fermuar ise binanın cephesinde hem eğlenceli hem de dramatik bir etki oluşturdu.

Fotoğraflar: alexchinneck.com

Alex Chinneck’in fantastik binaları yazısı Kilsan Blog sitesine aittir.


Antik Yunan’da mimari ve şehir ilişkisi: Parthenon ve Akropolis

Antik Yunan’da mimari ve şehir ilişkisi: Parthenon ve Akropolis Parthenon, Atina’daki Akropolis tepesine hakim olan görkemli tapınaktır. Parthenon, MÖ 5. yy’ın ortalarında inşa edilmiş ve Yunan tanrıçası Athena Parthenos’a (Bakire Athena) adanmıştır. Tapınak genellikle, üç Klasik Yunan mimari düzeninin en basiti olan Dor düzeninin gelişiminin doruğu olarak kabul edilir. Antik Yunan’da mimari ve şehir ilişkisi: Parthenon ve Akropolis...

Antik Yunan’da mimari ve şehir ilişkisi: Parthenon ve Akropolis

Parthenon, Atina’daki Akropolis tepesine hakim olan görkemli tapınaktır. Parthenon, MÖ 5. yy’ın ortalarında inşa edilmiş ve Yunan tanrıçası Athena Parthenos’a (Bakire Athena) adanmıştır. Tapınak genellikle, üç Klasik Yunan mimari düzeninin en basiti olan Dor düzeninin gelişiminin doruğu olarak kabul edilir.

Antik Yunan’da mimari ve şehir ilişkisi: Parthenon ve Akropolis yazısı Kilsan Blog sitesine aittir.


Myeongjae Tarihi Evi

Koreli bir Neokonfüçyüs alimi olan Yun Jeung tarafından yaptırılmış olan Myeongjae Tarihi Evi, yüzyıllar boyu Korelilerin geleneksel mimari tarzını oluşturan bir hanok. Üç yüz yılı aşan bir tarihe sahip olan ve Kore’nin ulusal anıtları arasında yer alan ev, Yun Jeung ailesi tarafından orijinal haline sadık kalınarak korunuyor. Birinci sınıf bir hanok olan Myeongjae Tarihi Evi, […] Myeongjae Tarihi Evi yazısı Kilsan Blog sitesine...

Myeongjae Tarihi Evi, genel

Myeongjae Tarihi Evi, hanok
Fotoğraf: koreabridge.net

Koreli bir Neokonfüçyüs alimi olan Yun Jeung tarafından yaptırılmış olan Myeongjae Tarihi Evi, yüzyıllar boyu Korelilerin geleneksel mimari tarzını oluşturan bir hanok. Üç yüz yılı aşan bir tarihe sahip olan ve Kore’nin ulusal anıtları arasında yer alan ev, Yun Jeung ailesi tarafından orijinal haline sadık kalınarak korunuyor.

Birinci sınıf bir hanok olan Myeongjae Tarihi Evi, Güney Kore’deki Güney Chungcheong Eyaleti’nin Nonsan kentinde bulunuyor. Tarihi yapı, Kore topraklarında beş yüzyıldan fazla bir süre boyunca hüküm sürmüş Joseon Hanedanlığı döneminde, 1709 yılında inşa edilmiş.

Myeongjae Tarihi Evi, plan
Evin yapıldığı yıllarda çizilmiş yerleşim planı Fotoğraf: myeongjae.com

Evin sahibi olan Yun Jeung, hanedanlığın kralı Sukjong’a akıl hocalığı da yapmış, döneminin saygın bir bilgini ve düşünürü. İnandığı erdemler konusunda eğitimler veren Yun Jeung’un yaşam görüşü olan basitlik, sadelik ve paylaşım eve de yansımış. Öğrencilerinin de inşasına yardım ettiği ev, bilgelikle harmanlanmış bir tasarıma ve zarif bir iç mekana sahip. Etrafını çevreleyen bir sınır duvarı olmayan ev, Yun Jeung’un felsefesine uygun olarak tüm ziyaretçileri ağırlamak üzere yapılmış.

Olağanüstü bir hanok örneği

Myeongjae Tarihi Evi, Kore geleneksel evlerini tanımlayan hanokların olağanüstü bir örneğini sergiliyor. Tüm hanoklarda olduğu gibi doğa, ev ve insan arasındaki etkileşimi en üst seviyeye çıkarmak için evin konumu rüzgar, su, kara ve dağların uzaklığı ile yönü göz önüne alınarak inşa edilmiş. Bu şekilde evi çevreleyen tüm doğal unsurların içeriye girmesine izin verilerek doğa ile yapı arasında bir bütünlük sağlanmış. Tasarımda kullanılan organik biçim ve ölçüler ise, eve yapaydan uzak, doğal ve sade bir estetik kazandırmış.

Myeongjae Tarihi Evi, üstten görünüm
Fotoğraf: myeongjae.com

Evin yapımında kullanılan malzemeler de tamamen doğal. Taş ve kilin yanı sıra, çatıda fırınlanmış kiremit, sütun ve doğramalarda ise ahşap kullanılmış. Evin içinde ise duvar, tavan ve zeminler dut ağacı kabuğundan yapılan ve Kore’ye özgü geleneksel bir kağıt olan hanji ile kaplı. Mükemmel bir yalıtım kapasitesine sahip olan hanji hem odaları sıcak tutuyor hem de saydamlığı sayesinde güneş ışığının girmesine izin veriyor. Ayrıca, havadaki fazla nemi emerek ve hava kuruduğunda buharlaştırarak nem seviyesini de ayarlıyor.

Myeongjae Tarihi Evi, panoramik
Evin sağında yer alan yüzlerce küpte soya fasulyesi ezmesi ile geleneksel soslar ve çeşniler bulunuyor Fotoğraf: myeongjae.com

Myeongjae Tarihi Evi’nde ısınma, yine tüm diğer hanoklarda olduğu gibi Koreliler tarafından bulunmuş çok özel bir yöntem kullanılıyor. Ondol adı verilen hem insan sağlığına uygun hem de son derece verimli olan sistemde, ısıtılması istenen odaların altına pişirme taşları döşeniyor ve taşlar ısıtılarak yerden ısıtma sağlanıyor.

Üç ana bölge

Myeongjae Tarihi Evi üç ana bölgeye ayrılıyor: Erkeklerin bölümü Sarangchae, kadınların bölümü Anchae ve ana oda Daechungmaru.

En önde yer alan ve ailenin erkeklerinin bir arada yaşadığı Sarangchae, erkek çocukların eğitildiği ve ailenin eğiliminin oluşturulduğu yer olarak oldukça önem taşıyor. Mekan, dört taraftan kapıları açıldığında geniş bir alan olacak şekilde tasarlanmış.

Daha arkada yer alan Anchae ise kadınlara özel olarak tasarlanmış kapalı bir alana sahip. Sarangchae’nin tersine özel olarak korunan bu bölümde yer alan iç avlu, ışık ve rüzgarı kontrol eden ahşap bir sundurma ile korunaklı hale getirilmiş.

Myeongjae Tarihi Evi, Anchae
Kadınlar bölümü Anchae Fotoğraf: myeongjae.com

İki bölüm arasında yer alan duvar, Anchae’nin gözlerden daha uzak olmasını sağlamış. Duvar altında yer alan ayakkabıların çıkarıldığı kısım ise kadın bölümüne gelen ziyaretçilerin kontrol edilmesi için yapılmış. Evde yer alan depolama alanları da mutfağın yer aldığı Anchae’ye yakın bir şekilde yerleştirilmiş.

Myeongjae Tarihi Evi, Daechungmaru
Ana salon Daechungmaru Fotoğraf: artsandculture.google.com

Kare şeklinde olan ana oda Daechungmaru, tüm törenlerin ve düğünlerin yapıldığı ortak bir alan olarak kullanılmış. Mükemmel simetri ile düzenlenmiş olan oda, güneş ışığından en üst seviyede yararlanılacak şekilde tasarlanmış.

Myeongjae Tarihi Evi yazısı Kilsan Blog sitesine aittir.


Notre Dame Katedrali’ne yeni çan kulesi önerileri

Notre Dame Katedrali’nin trajik bir yangınla yıkılan ikonik çan kulesi ve çatısının yeniden inşası ile ilgili pek çok tasarım fikri ortaya atılıyor. Dünyanın her yerindeki mimarlık firmaları ve tasarım stüdyolarından gelen öneriler sosyal medya hesaplarından paylaşılıyor. Notre Dame Katedrali, Fransa’nın başkenti Paris’in sembollerinden biri olduğu kadar, dünya mimarlık tarihi için de çok önemli bir yapı. […] Notre Dame Katedrali’ne yeni çan...

Notre Dame Katedrali’ne yeni çan kulesi önerileri, katedral yangından önce

Notre Dame Katedrali’nin trajik bir yangınla yıkılan ikonik çan kulesi ve çatısının yeniden inşası ile ilgili pek çok tasarım fikri ortaya atılıyor. Dünyanın her yerindeki mimarlık firmaları ve tasarım stüdyolarından gelen öneriler sosyal medya hesaplarından paylaşılıyor.

Notre Dame Katedrali, Fransa’nın başkenti Paris’in sembollerinden biri olduğu kadar, dünya mimarlık tarihi için de çok önemli bir yapı. Unesco Dünya Mirası listesinde yer alan 850 yıllık yapının yangın sırasında çöken çan kulesi ve çatısının yeniden inşa edilmesi için Fransız hükümeti mimarlara uluslararası bir çağrı yapma kararı aldı. Fransa Başbakanı Édouard Philippe, gazetecilere verdiği demeçte geleneğe bağlı kalmaktansa, çağımızın tekniklerine ve zorluklarına adapte edilmiş yeni bir çan kulesi arayışında olduklarını belirtti.

Notre Dame Katedrali’ne yeni çan kulesi önerileri, katedral eski
Fotoğraf: pixabay.com

Çağrı henüz resmi olarak yapılmamış olsa da dünyanın tanınmış mimarlık firmaları ve tasarım stüdyoları, Notre Dame’ın yeni çan kulesi için kendi konseptlerini yayınlamaya başladılar. Sosyal medya üzerinden paylaşılan tasarımların çoğu katedralin tarihine saygılı bir modernizm sergiliyor.

Norman Foster / İngiltere

Ünlü mimar Norman Foster tarafından yapılan tasarımda çağımızın en ileri yapı teknolojisi kullanılıyor. 12. yüzyılda kullanılan ahşaplar 19. yüzyılın dökme demir ve bakır yapısıyla değiştirilmiş.

Notre Dame Katedrali’ne yeni çan kulesi önerileri, Norman Foster / İngiltere
Fotoğraf: twitter.com/RoyalFineArt

Studio NAB / Fransa

Studio NAB’ın yenilikçi ve sürdürülebilir tasarımı katedralin çatısını bir eğitim serasına dönüştürüyor. Çan kulesi ise seradan yükselen bir arı kovanı görevi görüyor. Tasarımda mesleki gelişim ve çocuk atölyeleri için alanlar da yer alıyor.

Notre Dame Katedrali’ne yeni çan kulesi önerileri, Studio NAB / Fransa
Fotoğraf: Studio NAB

AJ6 Studio / Brezilya

AJ6 Studio’dan Alexandre Fantozzi, Notre-Dame’ın tarihi vitrayına saygı gösteren göz kamaştırıcı bir tasarım sunuyor. Tasarım, geceleri ışıklandırma ile gökyüzünde renkli bir kaleydoskop oluşturuyor.

Notre Dame Katedrali’ne yeni çan kulesi önerileri, AJ6 Studio / Brezilya
Fotoğraf: instagram.com/alexandre_fantozzi/

Studio Fuksas / İtalya

Studio Fuksas, katedralin gotik mimarisine saygı gösteren ama modern çizgiler de taşıyan bir tasarım öneriyor. Baccarat kristalinden esinlendikleri çan kulesi tarihin kırılganlığını vurguluyor.

Notre Dame Katedrali’ne yeni çan kulesi önerileri, Studio Fuksas / İtalya
Fotoğraf: instagram.com/fuksas_architects/

Vizum Atelier / Slovakya

Atölyenin tasarladığı çan kulesi farklı bir vizyon taşıyor. Kule, katedralin yeniden doğuşunu simg width='100%' eleyen bir ışık huzmesi ile gökyüzüne doğru uzanıyor.

Notre Dame Katedrali’ne yeni çan kulesi önerileri, Vizum Atelier / Slovakya
Fotoğraf: instagram.com/stories/vizumatelier/

Notre Dame Katedrali’ne yeni çan kulesi önerileri yazısı Kilsan Blog sitesine aittir.


Diocletian Sarayı, Roma mimarisinin en görkemli kalıntıları

Roma İmparatoru Diocletian’ın emeklilik yıllarını geçirmesi için inşa edilmiş olan Diocletian Sarayı, Roma mimarisinin Adriyatik kıyısındaki en görkemli kalıntılarından biri olarak kabul ediliyor. Surların içinde yer alan ve pek çok binadan oluşan saray kompleksi, zaman içinde Split kentinin kaderinde de önemli bir yer tutuyor. UNESCO Dünya Mirası olarak korunma altına alınmış olan Diocletian Sarayı kalıntıları […] Diocletian Sarayı, Roma mimarisinin en...

Diocletian Sarayı, peristil

Roma İmparatoru Diocletian’ın emeklilik yıllarını geçirmesi için inşa edilmiş olan Diocletian Sarayı, Roma mimarisinin Adriyatik kıyısındaki en görkemli kalıntılarından biri olarak kabul ediliyor. Surların içinde yer alan ve pek çok binadan oluşan saray kompleksi, zaman içinde Split kentinin kaderinde de önemli bir yer tutuyor.

Diocletian Sarayı, kalıntılar
Fotoğraf: Tours in Croatia

UNESCO Dünya Mirası olarak korunma altına alınmış olan Diocletian Sarayı kalıntıları ve çevresindeki tarihi şehir, Hırvatistan’ın en büyük ikinci şehri olan Split’te yer alıyor. Dünyanın en eski Katolik katedrali, 3500 yıllık Mısır sfenksleri ve kalıntılar kullanılarak yapılmış binalar ile kente açık ve yaşayan bir müze özelliği kazandıran saray kompleksi, Roma, Venedik ve ortaçağ mimarisinin izlerini taşıyor.

Diocletian Sarayı, Diocletian büstü
İmparator Diocletian’ın kentteki büstü Fotoğraf: Carole Raddato

Roma İmparatoru Diocletian

Sarayın uzun öyküsü, Roma İmparatoru Diocletian ile başlıyor. Dalmaçya’nın Roma İmparatorluğu’nun bir parçası olduğu yıllarda doğan Diocletian, 284 yılında imparator olur. İmparatorluğu sırasında emeklilik günlerini düşünerek bir saray yaptırma kararı alır. Sarayın yeri olarak da çocukluğunu geçirdiği, günümüzde Split’e çok yakın olan Solin kasabasını seçer. Saray inşaatının başlangıç tarihi tam olarak bilinmese de 295 yılında başlamış olduğu öngörülüyor.

İnşaat devam ederken Diocletian hastalanır ve kendi isteği ile imparatorluk unvanını bırakır. Böylece gönüllü olarak görevden vazgeçmiş olan tek Roma İmparatoru olur. Görevini bıraktığı yıllarda sarayın inşası on yıldır devam etmektedir ve hala eksikleri vardır. Ancak Diocletian yine de imparatorluğu bırakır bırakmaz, 305 yılında saraya taşınır ve 311 yılındaki ölümüne kadar sarayda yaşar. İmparatorun ölümü, Split kentinin tarihinde yeni bir başlangıç olur

Kale gibi saray

Diocletian Sarayı bir kompleks olarak 38 bin metrekarelik bir alana inşa edildi ve imparatorun saraya doğrudan gemisinden ulaşabilmesi için deniz cepheli olarak yerleştirildi. Saray, deniz tarafında 22 metre, kara tarafında ise 18 metre yüksekliğinde savunma duvarları ile çevrildi. Surların batı, kuzey ve doğu cephelerine üçü günümüze ulaşan on altı kule yapıldı.

Diocletian Sarayı, saray kaleye benziyor
Sarayın yapıldığı yıllardaki görünümünü tasvir eden bir gravür

Surlara giriş ise kalıntıları hala görülebilen 11 metre genişliğinde dört kapı ile sağlandı. Kapılar arasında ana giriş kapısı olarak inşa edilmiş olan Altın Kapı, direkt Solin kasabasına bağlanıyordu. Devasa kompleks, büyük duvarları ve kapıları ile saraydan daha çok bir kaleye benziyordu.

Diocletian Sarayı, Altın Kapı
Altın Kapı Fotoğraf: Arnie Papp

Yapı malzemesi olarak kireçtaşı, tuğla ve beyaz mermer kullanılan sarayın yaklaşık yarısı Diocletian’ın kişisel kullanımına diğer yarısı ise askeri garnizon binalarına ayrıldı. Kompleks ayrıca, devlet odaları, ofisler, depolama tesisleri ve günümüze sadece bir tanesinin kalıntıları ulaşan tapınaklar da barındırıyordu.

Mimarının kim olduğu bilinmeyen sarayın tasarımında, Roma villa ve castrum yani kale mimarisinin bir karışımı kullanılmış. Sarayın iki ana yolunun kavşağında, Roma mimarisinde sıkça kullanılan ve peristil adı verilen bir sundurma yer alıyor. Sütunlarla dekore edilmiş sundurma Roma vatandaşlarının toplanması için bir meydan oluşturmak amacıyla yapılmış. Meydana Mısır’dan getirtilen ve günümüze sadece üç tanesi ulaşan bir dizi sfenks yerleştirilmiş.

Diocletian Sarayı, sfenks
Mısır’dan getirtilen sfenkslerden günümüze ulaşan bir tanesi Fotoğraf: Carole Raddato

Sarayda kurulan kent

Diocletian’ın ölümünden yaklaşık 150 yıl sonra, Batı Roma İmparatorluğu’nun çöküşünü takiben sarayın bulunduğu bölge yedinci yüzyıla kadar terk edildi. Bölge sakinleri Slavlardan kaçmak için saraya sığındı. Sarayın duvarları içine evler yaparak ve büyük odalarını konut haline getirerek yaşamaya başladılar. Sarayı ve kalıntılarını bir kente dönüştürerek Split’in kökenini ve merkezini oluşturdular.

Yedinci yüzyılda kent sakinlerinin Hristiyanlığa geçmesi ile birlikte saraydaki yapılar çok sayıda değişikliğe uğradı. Diocletian’ın mezarı olarak inşa edilmiş olan mozole, malzemeleri kullanılarak Saint Domnius Katedrali’ne dönüştürüldü.

Diocletian Sarayı, Saint Domnius Katedrali
Saint Domnius Katedrali Fotoğraf: pixabay

İmparator Diocletian’ın Roma tanrılarına adayarak yaptırdığı Jüpiter Tapınağı, Saint John’a adanmış bir vaftizhane olarak yenilendi.

Diocletian Sarayı, Jüpiter Tapınağı
Jüpiter Tapınağı’nın kapı detayı Fotoğraf: Carole Raddato

Katedrale on üçüncü yüzyılda 57 metre yüksekliğinde bir çan kulesi eklendi. Romanesk tarza sahip kule yirminci yüzyılın başlarında geniş bir yeniden yapılanma geçirerek restore edildi.

Diocletian Sarayı, çan kulesi
Çan kulesi Fotoğraf: pixabay

Kazılar ve yenileme çalışmaları

Diocletian Sarayı, 1764 yılında “Dalmaçya’daki Spalatro’daki İmparator Diocletianus Sarayı’nın Harabeleri” kitabını yayınlayan İskoç neo-klasik mimar Robert Adam’ın çalışmaları sayesinde dünyaya tanıtıldı.

Arkeologlar son 50 yıldır sarayın tabanını kazmaya başladılar ve etkileyici bir şekilde sağlam olduğunu tespit ettiler. Sarayın orijinal yerleşim alanının tam kat planını gösteren mahzenler hem saray hem Split kenti hem de içinde yaşayan halkın geçmişi ile ilgili pek çok bilgi edinmeye yardımcı oldu.

Günümüzde, Dünya Anıtlar Fonu, sarayın taş ve sıva işlerinin temizliği ve onarımı ile yapısal bütünlüğünün araştırılmasını içeren bir koruma projesi üzerinde çalışıyor.

Diocletian Sarayı, Roma mimarisinin en görkemli kalıntıları yazısı Kilsan Blog sitesine aittir.


Hurdadan otomobil ikonlarına

Dünyanın dört bir yanından elli sanatçı, hurda metalleri otomobil ikonlarının kopyalarına dönüştürdü. Elli sanatçı, geri dönüşümlü metal araba koleksiyonu oluşturmak için Polonya’nın Pruszków şehrinde yer alan bir hurdalıktaki işe yaramaz metal atıklarla ünlü markalara ait otomobil heykelleri yaptı. Otomobil modelleri arasında Mercedes-Benz 300 SL, Bugatti Veyron, Maserati GranTurismo, Lamborghini Aventador ve Fiat 500 bulunuyor. Gerçek […] Hurdadan...

Hurdadan otomobil ikonlarına, Mercedes

Dünyanın dört bir yanından elli sanatçı, hurda metalleri otomobil ikonlarının kopyalarına dönüştürdü.

Hurdadan otomobil ikonlarına, sergiElli sanatçı, geri dönüşümlü metal araba koleksiyonu oluşturmak için Polonya’nın Pruszków şehrinde yer alan bir hurdalıktaki işe yaramaz metal atıklarla ünlü markalara ait otomobil heykelleri yaptı.

Hurdadan otomobil ikonlarına, hurdalık
Atıkların alındığı hurdalık

Otomobil modelleri arasında Mercedes-Benz 300 SL, Bugatti Veyron, Maserati GranTurismo, Lamborghini Aventador ve Fiat 500 bulunuyor.

Gerçek boyutlarına sadık kalınarak yapılan otomobillerin kapıları açılabiliyor ve iç detayları orijinalleriyle bire bir örtüşüyor. Gallery of Steel adlı galeride sergilenen otomobillerin yapımı beş yıl sürdü.

Fotoğraflar: Leslaw Sagan

Hurdadan otomobil ikonlarına yazısı Kilsan Blog sitesine aittir.


Link to Category: Blog Articles

Or if you prefer use one of our linkware images? Click here

Social Bookmarks


Available Upgrade

If you are the owner of Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog, or someone who enjoys this blog why not upgrade it to a Featured Listing or Permanent Listing?


Get listed in one of the most popular directories online, and start generating quality traffic.