Blogging Fusion Blog Directory the #1 blog directory and oldest directory online.

Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog

Home Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog

Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog

Rated: 2.00 / 5 | 955 listing views Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog Blogging Fusion Blog Directory

Turkey

 

General Audience

  • March 15, 2017 02:35:41 AM
SHARE THIS PAGE ON:

A Little About Us

Estetik, farklı, çevreci yapılar, mimari izler bırakan mimar ve mühendisler, mimarlık, ekolojik gelişmeler, yaşama renk katan tasarımlar, sanatçılar, sanat eserleri

Listing Details

Listing Statistics

Add ReviewMe Button

Review Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog at Blogging Fusion Blog Directory

Add SEO Score Button

My Blogging Fusion Score

Google Adsense™ Share Program

Alexa Web Ranking: 1,147,338

Alexa Ranking - Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog

Example Ad for Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog

This what your Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog Blog Ad will look like to visitors! Of course you will want to use keywords and ad targeting to get the most out of your ad campaign! So purchase an ad space today before there all gone!

https://www.bloggingfusion.com

.

notice: Total Ad Spaces Available: (2) ad spaces remaining of (2)

Advertise Here?

  • Blog specific ad placement
  • Customize the title link
  • Place a detailed description
  • It appears here within the content
  • Approved within 24 hours!
  • 100% Satisfaction
  • Or 3 months absolutely free;
  • No questions asked!

Subscribe to Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog

Mimarlar ve Apartmanları

Ankara’da 1930-1980 yılları arasında inşa edilen ve ana-akım mimarlık tarih yazımı içerisinde kendine yer bulamayan ‘sivil’ konut yapılarını görünür kılmaya çalışan kitap, günümüzde çoğu yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya olan bu yapıların detaylı mimari analizlerini sunuyor. Dönemin konut politikaları, yapıları tasarlayan mimarlar, yapıların kullanıcı profilleri, yapıların sunduğu barınma ve yaşam kültürleri de çalışmanın odağında yer...

Mimarlar ve Apartmanları

Mimarlar ve Apartmanları, kitapAnkara’da 1930-1980 yılları arasında inşa edilen ve ana-akım mimarlık tarih yazımı içerisinde kendine yer bulamayan ‘sivil’ konut yapılarını görünür kılmaya çalışan kitap, günümüzde çoğu yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya olan bu yapıların detaylı mimari analizlerini sunuyor. Dönemin konut politikaları, yapıları tasarlayan mimarlar, yapıların kullanıcı profilleri, yapıların sunduğu barınma ve yaşam kültürleri de çalışmanın odağında yer alıyor.

Kitapta yer alan makaleler Nuray Bayraktar’ın yürütücü, Bülent Batuman, Umut Şumnu ve Tezcan Karakuş Candan’ın araştırmacı, Ece Akay, Elif Selena Ayhan Koçyiğit, Yeşim Uysal ve Emine Çiğdem Asrav’ın bursiyer olarak görev aldığı “Ankara’da 1930-1980 Yılları Arasında Sivil Mimari Kültür Mirası: Araştırma, Belgeleme ve Koruma Ölçütleri Geliştirme” adlı Tübitak Projesi kapsamında yapılan araştırmalar ve elde edilen veriler sonucunda yazılmış.

Yazar: Umut Şumnu
Sayfa sayısı: 155
Yayınevi: Kitap Yayınevi

Mimarlar ve Apartmanları yazısı Kilsan Blog sitesine aittir.


Biyomimikri Eylemde

Biyomimikri Eylemde | Janine Benyus Janine Benyus’un biyomimikri kavramı, bilim adamlarını, mimarları, tasarımcıları ve mühendisleri, tüm keşif ve üretimlerinde doğanın başarılarından ilham almaya davet ediyor. Janine Benyus Bilim yazarı, inovasyon danışmanı, doğa koruyucusu Biyomimikri Eylemde yazısı Kilsan Blog sitesine...

Biyomimikri Eylemde | Janine Benyus

Janine Benyus’un biyomimikri kavramı, bilim adamlarını, mimarları, tasarımcıları ve mühendisleri, tüm keşif ve üretimlerinde doğanın başarılarından ilham almaya davet ediyor.

Janine Benyus Bilim yazarı, inovasyon danışmanı, doğa koruyucusu

Biyomimikri Eylemde yazısı Kilsan Blog sitesine aittir.


Mimari kalıntılara gif animasyon rekonstrüksiyonları

Dünya mimarlık tarihinde, olağanüstü tasarımları ve hayret uyandırıcı yapım teknikleriyle iz bırakmış pek çok yapı bulunuyor. Günümüze sadece kalıntıları ulaşabilmiş olan bu yapılardan yedi tanesi, gif animasyonla canlandırılarak yeniden yapılandırıldı. Dijital ajans NeoMam, bir dizi gif animasyon ile yedi eski ve ünlü yapıya yüzyıllar sonra yeniden hayat verdi. Animasyonlardaki yeniden yapılandırma eski yapıların olası görünümlerine […] Mimari...

Mimari kalıntılara gif animasyon rekonstrüksiyonları, Jüpiter Tapınağı giriş

Dünya mimarlık tarihinde, olağanüstü tasarımları ve hayret uyandırıcı yapım teknikleriyle iz bırakmış pek çok yapı bulunuyor. Günümüze sadece kalıntıları ulaşabilmiş olan bu yapılardan yedi tanesi, gif animasyonla canlandırılarak yeniden yapılandırıldı.

Dijital ajans NeoMam, bir dizi gif animasyon ile yedi eski ve ünlü yapıya yüzyıllar sonra yeniden hayat verdi. Animasyonlardaki yeniden yapılandırma eski yapıların olası görünümlerine ve mimari tarzlarına bire bir sadık kalarak uygulandı.

Kalıntıların uğradığı doğal ya da kasıtlı hasar ve bozulmaları saniyeler içinde tersine çeviren animasyonlar, yapıların yıkılmadan önce nasıl bir görünüme sahip olduklarına dair bir bakış açısı sunuyor.

Parthenon Tapınağı

Dünyanın en önemli tarihi yapıları arasında bulunan Parthenon, Atina’nın yüksek tepesi Akropolis’te yer alıyor. MÖ 5. yüzyılda inşa edilmiş olan tapınak, Yunan mimarisinin en büyük eseri olarak kabul ediliyor.Mimari kalıntılara gif animasyon rekonstrüksiyonları, Parthenon

 


Nohoch Mul Piramidi

Dünyanın en yüksek ikinci Maya piramidi olan Nohoch Mul, Meksika’nın Yucatan Yarımadası’nda yer alıyor. MÖ 50 ila MS 100 yılları arasında inşa edildiği düşünülen piramit, 1800’lü yıllarda keşfedilmiş ancak etrafını çevreleyen zorlu doğa koşulları nedeniyle 1973 yılında halka açılabilmiş.Mimari kalıntılara gif animasyon rekonstrüksiyonları, Nohoch Mul Piramidi

 


Jüpiter Tapınağı

Göklerin tanrısı Jüpiter’e adanmış olan tapınak, Napoli Körfezi’ndeki küçük bir Roma kasabası olan Pompeii’nin antik kentinde yer alıyor. Tapınak, MS 79 yılında Vezüv Yanardağı’nın patlaması ile tahrip olmuş.Mimari kalıntılara gif animasyon rekonstrüksiyonları, Jüpiter Tapınağı

 


Milecastle 39

İngiltere’de bulunan Hadrian Duvarı’nın bir parçası olan yapı, MS 117 yılında Hadrian İmparatorluğu tarafından güvenlik amacıyla inşa edilmiş.Mimari kalıntılara gif animasyon rekonstrüksiyonları, Milecastle 39

 


Luxor Tapınağı

Mısırda bulunan Luxor Tapınağı, MÖ 1380 yılında Amenhotep III tarafından yaptırılmış ve yaklaşık yüz yıl sonra Rameses II tarafından yenilenmiş. Tapınak antik Mısır’ın en anıtsal taş mimarisini temsil ediyor.Mimari kalıntılara gif animasyon rekonstrüksiyonları, Luxor Tapınağı

 


Güneş Piramidi

Meksika’daki en önemli arkeoloji alanlarından biri Teotihuacán kenti, MS 1 ila 7. yüzyıllar arasında inşa edilmiş. Güneş Piramidi ise kentin en eski ve büyük binası olarak yapılmış.Mimari kalıntılara gif animasyon rekonstrüksiyonları, Güneş Piramidi

 


Largo di Torre Argentina – Tapınak B

İtalya’nın başkenti Roma’da bulunan yapı, 1920’li yıllarda inşaat çalışmaları sırasında tesadüfen keşfedilmiş dört tapınaktan biri. Tapınak B, dört tapınağın en yenisi ve sağlamı olarak günümüze ulaşmış durumda.Mimari kalıntılara gif animasyon rekonstrüksiyonları, Largo di Torre Argentina - Tapınak B

Gif animasyonlar: neomam.com

Mimari kalıntılara gif animasyon rekonstrüksiyonları yazısı Kilsan Blog sitesine aittir.


Eyfel Kulesi, Paris’in demirden simg width='100%' esi

Sadece Paris’in değil, Fransa’nın da simg width='100%' esi haline gelmiş olan Eyfel Kulesi, dökme demirden yapısıyla metal endüstrisinin anıtsal bir eseri olarak yükseliyor. Fransız Devrimi’nin yüzüncü yılını kutlamak amacıyla düzenlenen uluslararası fuarın giriş kapısı olarak 1889 yılında inşa edilen kule, New York’taki Chrysler Binası inşa edilene kadar, tam 40 yıl boyunca dünyanın en uzun yapısı unvanını da […] Eyfel Kulesi, Paris’in...

Eyfel Kulesi, genel

Eyfel Kulesi, simg width='100%' eSadece Paris’in değil, Fransa’nın da simg width='100%' esi haline gelmiş olan Eyfel Kulesi, dökme demirden yapısıyla metal endüstrisinin anıtsal bir eseri olarak yükseliyor. Fransız Devrimi’nin yüzüncü yılını kutlamak amacıyla düzenlenen uluslararası fuarın giriş kapısı olarak 1889 yılında inşa edilen kule, New York’taki Chrysler Binası inşa edilene kadar, tam 40 yıl boyunca dünyanın en uzun yapısı unvanını da taşıdı.

Eyfel Kulesi, Paris’in merkezindeki Champ-de-Mars’ta, Seine Nehri kıyılarında yer alıyor. Yapımından yirmi yıl sonra yıkılması planlanmış olsa da, Paris’e ve mimariye kattığı değerler nedeniyle halen hem kentin hem de dünyanın en ikonik yapıları arasında yer almaya devam ediyor.

Eyfel Kulesi, Paris'in merkezindeKulenin mimarlık dünyasındaki önemi yapıldığı dönemle oldukça ilişkili. Sanayi Devrimi öncesi döneme kadar, inşa edilen yüksek yapılar çoğunlukla dayanıklılığıyla bilinen granit taştı ile destekleniyordu. Devrim sonrası yaşanan gelişmeler mimari alana da yansıdı ve yapıların kendi ağırlıklarını taşıyabilmelerini mümkün kılan metaller bina yapımında kullanılmaya başlandı. Mimari olarak bir dönüm noktası olan bu durum daha yüksek ve daha etkileyici yapıların yapılmasına olanak sağladı. Tasarımı, yapımı ve kullanılan teknikler açısından döneminde önemli bir mühendislik projesi olan Eyfel Kulesi, demirden yapılmış modern mimarinin ilk örneklerinden biri oldu.

Mimarlık tarihine geçen kulenin yapım hikayesi ise Fransız Devrimi’nin yüzüncü yılı olan 1889’da yapılacak olan kutlamalara anıtsal ve yüksek bir giriş kapısı arayışıyla başladı.

Eyfel Kulesi, demir kuleYarışı demir kazandı

Fransa Sanayi ve Ticaret Bakanlığı kutlamalar için yapılacak anıtsal eserin seçiminin bir yarışmayla yapılmasına karar verdi. Yarışma 1 Mayıs 1886 tarihinde başladı ve fuarın açılmasından 2 yıl önce sona erdi. Yarışmaya 107 proje katıldı ve demir-çelik kullanımı konusunda uzman bir inşaat mühendisi olan Alexandre-Gustave Eiffel’in şirketi tarafından sunulan “300 metre yüksekliğindeki demir kule” projesi yarışmayı kazandı.

Demir kule fikri aslında firmanın iki mühendisi olan Émile Nouguier ve Maurice Koechlin tarafından ortaya atılmış, hesaplamaları yapılmış ve 1884 yılında firma tarafından patenti alınmış bir projeydi. Ayrıca, çok zarif olmayan yapısı mimar Stephen Sauvestre tarafından ele alınarak yeniden şekillendirilmiş ve mimari bir proje haline getirilmişti. Gustave Eiffel, projesini gerçekleştirmek için hep bir fırsat beklemiş, bu nedenle de yarışmanın açılması ve projesinin kazanması konusunda bazı lobi faaliyetlerinde bulunmuştu.

Eyfel Kulesi, detaylı planlar
Çizilen detaylı planlardan biri Fotoğraf: toureiffel.paris

Yarışmanın sonuçlanmasının ardından kulenin yapım anlaşması Sanayi ve Ticaret Bakanı, Paris şehri adına Seine valisi ve Gustave Eiffel arasında imzalandı. Sözleşmeye göre yapım maliyetinin yaklaşık yüzde seksenlik bölümünü Gustave Eiffel’in şirketi ödeyecek karşılığında ise 20 yıl boyunca kuleyi işletme hakkına sahip olacaktı.

Sözleşme imzalandıktan sonra inşaatın yapımı resmi olarak başlatıldı. İlk olarak kulenin ayrıntılı planlarının çizimi yapıldı. İnşaatı netleştirecek olan 5.329 adet plan 50 mühendis ve yardımcısı tarafından çizildi.

Sanatçılardan protesto

Eyfel Kulesi’nin çizimlerinin çeşitli kitapçık veya makalelerde yayınlanmasını takiben, demirden modern bir yapının Paris’in mimari siluetine uymadığı gerekçesiyle sanat çevrelerinden hoşnutsuzluk ve eleştiri sesleri yükselmeye başladı. Aralarında ünlü heykeltıraş, yazar ve mimarların bulunduğu 300 sanatçı, fuarın küratörlüğünü yapan ve bu nedenle kulenin yapımından da sorumlu olan Charles Alphand’a bir dilekçe gönderdi.

Eyfel Kulesi, karikatür
Gustave Eiffel’in protestolara cevabı üzerine çizilen bir karikatür

Sanatçılar, ‘Eyfel Kulesi’ne karşı sanatçılar’ adlı dilekçelerinde kuleyi “devasa siyah bir baca”ya benzeterek inşasının durdurulmasını istediler. Ayrıca bir kampanya başlatarak yapıyı bildirilerle de protesto etmeye devam ettiler.

Gustave Eiffel protestolara yanıt olarak, kulesinin insanlık tarafından inşa edilen yapıların en büyüğü olduğunu söyledi ve projeyi Mısır piramitleriyle karşılaştırdı.

Kulenin inşasına başlandığı için sanatçıların göndermiş olduğu dilekçe kabul edilmedi. Protestocuların bazıları kule ortaya çıktıkça fikrini değiştirdi. Bazıları ise inşaat bittikten ve kule popülarite kazandıktan sonra bile karşı görüşünü korudu.

“En”lerin inşası

Eyfel Kulesi’nin inşasına 28 Ocak 1887 tarihinde, temeller kazılarak başlandı. Kulenin tabanını oluşturan temeller zemin seviyesinin 33,5 metre altında yer alan büyük beton bloklardan oluşuyordu.

Eyfel Kulesi, temeller
Eyfel Kulesi’nin temelleri atılırken

Kazılar sırasında çıkan topraklar buharlı lokomotifler ya da atlı arabalarla boşaltıldı. Kule, 124,90 metrelik kare bir alanda, 54 derecelik açıya sahip dört demir ayak üzerine oturtuldu. Temel kazma işlemi altı ay sürdü; sonrasında metal parçaların inşasına başlandı.

Kulenin metal parçaları çok büyük olduğu için her biri özel olarak hesaplandı ve ölçeklenerek çizildi. İnşaatta kullanılan 18.038 parça Gustave Eiffel’in fabrikasında 150 işçi tarafından üretildi ve monte edilmeden önce boyandı. İnşaat alanına getirilen parçalar buharlı vinçler kullanılarak kuleye çıkarıldı. Bacaklardaki hassas hizalamalar hidrolik krikolarla yapıldı. Parçaları bağlamak için 2 buçuk milyon perçin ve 7 bin 300 ton demir kullanıldı.

Eyfel Kulesi, yapımıKule, sırasıyla yerden 57 metre, 115 metre ve 276 metre yüksekliğinde üç platform şeklinde inşa edildi. Yüksekliği ve perçinleri nedeniyle oldukça zorlu geçen inşaatta yaklaşık 300 işçi çalıştı ve tüm risklere rağmen ölümcül bir kaza yaşanmadı. İnşaat, başlangıcından 26 ay-3 gün sonra, 31 Mart 1889 tarihinde planlanan süreden önce tamamlandı.

Eyfel Kulesi inşası tamamlandığında 300 metre yüksekliğe sahipti, ağırlığı 10 bin tondan fazlaydı ve o tarihte dünyada yapılmış olan en yüksek yapıydı. 1930’da New York’taki Chrysler Binası tarafından 19 metreyle geçilmeden önce, 40 yıl bu unvanını korudu.

Ziyaretçi akını

Eyfel Kulesi’nin öyküsünü başlatan fuar 6 Mayıs 1189 tarihinde başladı. Dokuz gün sonra da Eyfel Kulesi halka açıldı. Asansörlerin tam olarak tamamlanmamış olmasına rağmen, kule fuarın kapandığı 31 Ekim 1889 tarihine kadar 1.896,987 kişi tarafından ziyaret edildi.

Eyfel Kulesi, ilüstrasyon
Uluslararası fuarın ilüstrasyonu Çizim: toureiffel.paris

Açılışından bu yana, dünyanın dört bir yanından 250 milyon insan tarafından gezilen Eyfel Kulesi, günümüzde de Paris’in en fazla turist çeken yapıları arasında yer alıyor. Her yıl 7 milyondan fazla kişi dünyanın en görkemli yapılarından biri olarak kabul edilen kuleyi ziyaret ediyor.

Eyfel Kulesi, deney
Kulede aerodinamik deneyler için laboratuvar kuruldu Fotoğraf: toureiffel.paris

Bilime katkı

Açılışından birkaç gün sonra, kulenin üçüncü katında bir meteoroloji istasyonu kuruldu ve bilim insanlarına çalışmalarını kulede gerçekleştirmeleri için çağrı yapıldı. 1909 yılında aerodinamik yapıları test etmek üzere bir aerodinamik laboratuvarı kuruldu; bir yıl sonra da kablosuz telgraf vericisi olarak kullanıldı.

Fransız ordusu, Birinci Dünya Savaşı sırasında kule sayesinde Atlantik Okyanusu’ndaki gemilerle kablosuz olarak iletişim kurdu. Günümüzde tüm Paris’e ve etrafına radyo ve televizyon sinyallerini yayınlayan 120’den fazla antene ev sahipliği yapıyor. Bu nedenle de yüksekliği 324 metreye ulaşıyor.

Eyfel Kulesi, Paris’in demirden simg width='100%' esi yazısı Kilsan Blog sitesine aittir.


Apple Park

2017 yılı Nisan ayında açılan Apple Park, 12 binden fazla Apple çalışanına ev sahipliği yapıyor. Enerji tüketiminin neredeyse tamamını yenilenebilir kaynaklardan sağlayan Apple Park kampüsü dünyanın en yeşil yapı komplekslerinden biri. Maliyeti 5 milyar doları bulan, 708 bin metrekarelik bir alan üzerine kurulu Apple Park kampüs alanının yaklaşık %80’i yeşil alan olarak düzenlenmiş. Kampüsün içinde Apple’ın […] Apple Park yazısı Kilsan Blog...

Apple Park Apple Binası

2017 yılı Nisan ayında açılan Apple Park, 12 binden fazla Apple çalışanına ev sahipliği yapıyor. Enerji tüketiminin neredeyse tamamını yenilenebilir kaynaklardan sağlayan Apple Park kampüsü dünyanın en yeşil yapı komplekslerinden biri.

Apple ParkMaliyeti 5 milyar doları bulan, 708 bin metrekarelik bir alan üzerine kurulu Apple Park kampüs alanının yaklaşık %80’i yeşil alan olarak düzenlenmiş. Kampüsün içinde Apple’ın ofis binası olan halka binanın dışında, 9.300 metrekarelik bir spor ve sağlık merkezi, Apple’ın ürün tanıtımlarının da yapıldığı dairesel yapıda bin kişilik bir oditoryum (Steve Jobs Theater), 28 bin metrekarelik Ar-Ge tesisi, enerji santrali, 9 bin araçlık otopark ve Apple Park ziyaretçi merkezi bulunuyor. ABD, Kaliforniya’nın Cupertino şehrinde yapılan Apple Park dünyanın en yüksek enerji verimliliğine sahip yapı komplekslerinden biri.

Apple Park halka bina cephesi

Kampüsün en önemli yapısı olan ve 260 bin metrekare alana sahip halka şeklindeki ofis binasının çapı ise 461 metre uzunluğunda. Yuvarlak tek bir büyük bina gibi görünen yapı, birbirinden küçük avlularla ayrılan 8 bölümden oluşuyor. Foster + Partners Mimarlık tarafından tasarlanan Apple Park’ın inşaatı yaklaşık 4 yılda tamamlandı. Fütürist tasarımı ve dairesel yapısıyla uzay gemisine benzetilen bina, basın ve halk tarafından ‘Spaceship’ olarak da anılıyor.

Halka binanın ortasındaki alanda içinde bir yapay gölle birlikte kuraklığa dayanıklı türlerden seçilen çok sayıda ağaç ve farklı bitki türleri bulunan 121 bin metrekarelik bir park olarak düzenlenmiş. Kampüste bulunan toplam ağaç sayısı ise 9 binin üzerinde. Parkın içinde yürüyüş ve koşu için ayrılan yolların uzunluğu 3,2 kilometre. Yollar ve park alanları binanın altında kalacak şekilde tasarlandığından görsel olarak alanın yeşil dokusunu bozmuyor.

Apple Park güneş panelleri

Enerji verimliliği

Ekim 2018’de Apple tarafından kampüsün ihtiyacı olan enerjinin tamamının yenilenebilir kaynaklardan elde edildiği açıklandı. Binanın çatısında 75 bin metrekare alana yayılan güneş panellerinin ürettiği 17 megavat enerji kampüsün ihtiyacının %75’ini karşılamaya yetiyor. Kalan %25’lik kısım ise biyoyakıtla çalışan özel bir jeneratör tarafından üretiliyor.

Apple Park pencere saçaklarıBinada her katın çevresini dolaşan saçakların altında yer alan özel havalandırma tasarımı, rüzgâr ve hava akışını ölçen sensörlerle otomatik kontrol ediliyor ve bina içinde maksimum hava akışı sağlanarak binanın nefes alıp vermesi sağlanıyor. Bu sayede bolca enerji harcayan ısıtma, soğutma ve havalandırma cihazlarına duyulan ihtiyaç minimuma indirilmiş oluyor. Steve Jobs’ın özellikle ve ısrarla üzerinde durduğu bu konuda mühendisler doğru çözümü yaratmak için Formula 1 yarış arabalarının hava akışını tasarlayan uzmanlara da danışmışlar.

Toplantı ve rahatlama alanları

Kampüs içinde toplantı, sosyalleşme ve rahatlama sağlayan bölümler toplam 7.700 metrekarelik bir alanı kaplıyor. Apple Park’ta en büyüğü 3 bin kişilik oturma alanına sahip 7 adet kafe bulunuyor. Günde 15 bin öğle yemeği sunma kapasitesine sahip kafenin 1.900 metrekarelik asma katında 600 kişi, bahçedeki terasta ise 1.750 kişi oturabiliyor. Yaklaşık 28 metre yüksekliğinde ve her bir kanadı 16 metre genişliğe sahip 200 ton ağırlığındaki cam kapılar güzel havalarda yanlara doğru kayarak açılıyor ve hem kafenin bahçeyle bütünleşmesi hem de binanın havalanması sağlanıyor.

Spor ve sağlık merkezi

9.300 metrekarelik spor ve sağlık merkezi, kapsamlı bir spor salonunun yanında 2 katlı bir yoga odasına sahip. Ayrıca merkezde, çalışanlara genel sağlık ve diş sağlığı hizmetleri de veriliyor.

Apple Park, Steve Jobs Theater

Steve Jobs Theater

Apple’ın ürün lansmanları, basın toplantıları ve çeşitli etkinlikler için yapılan bina, yer üstünde silindir şeklinde bir lobi ve yer altındaki 1.000 kişilik bir oditoryumdan oluşuyor. 350 araçlık park alanına sahip yapı, yaya yoluyla da Apple binasına bağlanıyor. Ölümünden sonra Apple’ın kurucu ortağı ve efsane CEO’su Steve Jobs’ın ismi verilen oditoryumun cam asansörü 171 derecelik bir dönüşle inip çıkıyor. Çevresine göre daha yüksek bir tepede olan ve duvarları tamamen camdan oluşan lobi 360 derecelik bir görüş açısıyla ApplePark’ı görüyor. Lobinin çatısı 44 adet 21 metrelik karbon fiber panelden oluşuyor.

Depreme dayanıklılık

Halka bina, depremlerden zarar görmemesi için herhangi bir yönde 1,35 metreye kadar hareket etmesini sağlayan büyük çelik izolatörlere monte edilmiş. Bu nedenle olası depremlerde yapının zarar görmemesinden öte işlevlerini de sürdürmesi hedeflenmiş.

Temmuz 2018, Apple Park drone çekimi

Ekim 2018’de Steve Jobs Tehater’da gerçekleşen Apple sunumu için hazılanan reklam filminde iç ve dış mekanlarla ilgili pek çok detay yakalanabilir.

Apple Park yazısı Kilsan Blog sitesine aittir.


Yeşil kimya

Doğaya ve insan sağlığına ciddi zararlar veren çevre kirliliğini oluşturan en büyük nedenlerden biri tüketim. Dünya nüfusu arttıkça insanların da ihtiyaç listeleri kabarıyor. Liste kabardıkça endüstriyel üretim mecburen artıyor, dolayısıyla endüstriyel kimyasal kullanımı daha da yaygınlaşıyor. Bu durumda üretim için hem ekonomik hem de sürdürülebilir çözümler bulmak gerekiyor. İşte tam bu aşamada yeşil kimya devreye […] Yeşil kimya yazısı...

Yeşil kimya, laborent

Yeşil kimya, sürdürülebilir kimyaDoğaya ve insan sağlığına ciddi zararlar veren çevre kirliliğini oluşturan en büyük nedenlerden biri tüketim. Dünya nüfusu arttıkça insanların da ihtiyaç listeleri kabarıyor. Liste kabardıkça endüstriyel üretim mecburen artıyor, dolayısıyla endüstriyel kimyasal kullanımı daha da yaygınlaşıyor. Bu durumda üretim için hem ekonomik hem de sürdürülebilir çözümler bulmak gerekiyor. İşte tam bu aşamada yeşil kimya devreye giriyor.

Sürdürülebilir kimya olarak da adlandırılan ve kökleri 1990 tarihli ‘Kirlilik Önleme Yasası’na dayanan yeşil kimyanın amacını üretilen tüm ürünlerin daha güvenli ve daha verimli olarak üretilmesi oluşturuyor.

Yeşil kimya, insanlara, hayvanlara, bitkilere ve çevreye zararlı maddelerin kullanımını veya üretimini azaltan ya da ortadan kaldıran kimyasal ürün ve süreçlerin eko-uyumlu tekniklerle tasarlanması olarak tanımlanıyor. Süreç, üretilen ürünün ham maddesinden kullanım sonrasına kadar tüm yaşam döngüsü boyunca geçerli oluyor.

Yeşil kimya, güvenli üretimYeşil kimyanın diğer iyileştirmelerden farkı

Yeşil kimya, üretim sırasında yapılan ayırma ve yok etme gibi iyileştirmelerden farklı bir içeriğe sahip. Atık akışının, çevresel dökülmelerin ve diğer salınımların temizlenmesini içeren bu tarz iyileştirmeler tehlikeli maddeleri çevreden temizliyor. Ancak bu iyileştirmelerin çoğu yeşil kimya içermiyor. Yeşil kimya bir üretim tasarımı olarak, çevre kirleticilerini temizlemek için kullanılan tehlikeli kimyasalları kaynağında azaltıyor veya ortadan kaldırıyor.

Yeşil kimyanın temel ilkeleri

Yeşil kimya, endüstriyel ve akademik çevreler tarafından onaylanan 12 temel ilkeye dayaniyor:

1- Önleme: Atık oluşumunun üretimin başlangıcında önlenmesi.

2- Atom ekonomisi: Üretim sırasında kullanılacak tüm malzemelerin ürün içerisinde maksimum oranda yer almasının sağlanması.

3- Tehlikeli kimyasalların azaltılması: İnsan sağlığı ve çevre için toksik etkisi az veya hiç olmayan maddelerin üretilmesi için yöntemler tasarlanması.

Yeşil kimya, ilkeler4- Daha güvenli kimyasalların kullanımı: Kimyasal ürünlerin zehirli etkilerini en aza indirgeyerek yeni kimyasalların üretime kazandırılması.

5- Daha güvenli çözücüler ve yardımcı maddelerin kullanılması: Çözücüler, ayırıcılar gibi yardımcı kimyasalların kullanımından kaçınılması, sadece çok gerektiği zamanlarda güvenli olanların kullanılması.

6- Enerji verimliliğinin artırılması: Enerji gereksiniminin en aza indirilmesi ve süreçlerin mümkün olduğunca ortam sıcaklığında ve basınçta tasarlanması.

7- Yenilenebilir ham maddelerin kullanılması: Ham maddelerin hem teknik hem de ekonomik açıdan yenilenebilir olması.

Yeşil kimya, 12 temel ilke8- Kimyasal türevlerin azaltılması: Ek atık oluşturabilecek gereksiz türevlerin kullanılmaması.

9- Katalizörlerin kullanılması: İsrafın en aza indirilmesi için stokiyometrik reaktiflerin değil, katalizörlerin kullanılması.

10- Bozunma için tasarım: Kimyasal ürünlerin işlevlerini tamamladıktan sonra çevreye zarar vermemesinin ve atık olarak kalmamasının tasarlanması.

11- Kirliliği önlenmenin gerçek zamanlı analizi: Yan ürün oluşumunu en aza indirmek veya ortadan kaldırmak için gerçek zamanlı izleme ve kontrol yöntemlerinin geliştirilmesi.

12- Kaza olasılığının en aza indirilmesi: Kimyasal süreçlerde kullanılan maddelerin kimyasal kaza olasılığını en aza indirgemek üzere seçimi.

Fotoğraflar: pixabay.com

Yeşil kimya yazısı Kilsan Blog sitesine aittir.


Link to Category: Blog Articles

Or if you prefer use one of our linkware images? Click here

Social Bookmarks


Available Upgrade

If you are the owner of Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog, or someone who enjoys this blog why not upgrade it to a Featured Listing or Permanent Listing?


Use Weebly? Than submit your blog for free to our blog directory.