Blogging Fusion Blog Directory the #1 blog directory and oldest directory online.

Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog

Home Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog

Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog

Rated: 1.50 / 5 | 1,316 listing views Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog Blogging Fusion Blog Directory

Turkey

 

General Audience

  • Kilsan TuÄŸla
  • March 14, 2017 10:35:41 PM
SHARE THIS PAGE ON:

A Little About Us

Estetik, farklı, çevreci yapılar, mimari izler bırakan mimar ve mühendisler, mimarlık, ekolojik gelişmeler, yaşama renk katan tasarımlar, sanatçılar, sanat eserleri

Listing Details

Listing Statistics

Add ReviewMe Button

Review Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog at Blogging Fusion Blog Directory

Add SEO Score Button

My Blogging Fusion Score

Google Adsense™ Share Program

Alexa Web Ranking: 1,133,675

Alexa Ranking - Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog

Example Ad for Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog

This what your Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog Blog Ad will look like to visitors! Of course you will want to use keywords and ad targeting to get the most out of your ad campaign! So purchase an ad space today before there all gone!

https://www.bloggingfusion.com

.

notice: Total Ad Spaces Available: (2) ad spaces remaining of (2)

Advertise Here?

  • Blog specific ad placement
  • Customize the title link
  • Place a detailed description
  • It appears here within the content
  • Approved within 24 hours!
  • 100% Satisfaction
  • Or 3 months absolutely free;
  • No questions asked!

Subscribe to Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog

Richard Morris Hunt

1827 – 1895 Döneminin en önde gelen, en tanınan ve en popüler mimarlarından olan Richard Morris Hunt, mimarlık mesleğine katkılarından dolayı “Amerikan mimarlık dekanı” olarak adlandırılıyor. Mimarlık tarihinde seçkin bir kişiliği olan sanatçı, Amerikan Mimarlar Enstitüsü’nün (AIA) kuruculuğunu yapmasının yanı sıra, ülkesindeki mimari eğitimi şekillendirmede ve profesyonelleştirmede de kilit rol oynadı. On dokuzuncu yüzyıl Amerikan...

Richard Morris Hunt, Chateau Sur Mer

Richard Morris Hunt, portre1827 – 1895

Döneminin en önde gelen, en tanınan ve en popüler mimarlarından olan Richard Morris Hunt, mimarlık mesleğine katkılarından dolayı “Amerikan mimarlık dekanı” olarak adlandırılıyor. Mimarlık tarihinde seçkin bir kişiliği olan sanatçı, Amerikan Mimarlar Enstitüsü’nün (AIA) kuruculuğunu yapmasının yanı sıra, ülkesindeki mimari eğitimi şekillendirmede ve profesyonelleştirmede de kilit rol oynadı.

On dokuzuncu yüzyıl Amerikan mimarisine ve mimarlık mesleğinin gelişimine büyük katkılar sağlayan Richard Morris Hunt, Metropolitan Sanat Müzesi’nin Büyük Salonu, Özgürlük Heykeli’nin kaidesi ve görkemli Beşinci Cadde evleri ile New York kentinin siluetini şekillendirmede çok etkili oldu.

Paris’teki École des Beaux-Arts’ta eğitim alan ilk Amerikalı mimar olan sanatçı, zenginler için ayrıntılı evler tasarlayarak ün kazandı. Ancak, Amerika’nın zenginleşen sınıfına tasarladığı ikonik evlerin yanı sıra aynı zarif mimariyi sunan kütüphaneler ve sanat müzeleri de dahil olmak üzere birçok farklı bina inşa etti.

Richard Morris Hunt, fotoğraf
Sanatçının John Singer Sargent tarafından yapılan resmi

Seçkin bir aile

Richard Morris Hunt, zengin ve seçkin bir ailenin çocuğu olarak 1827 yılında New England bölgesindeki Vermont’un Brattleboro kentinde doğdu. Büyükbabası Vermont’ta vali, babası Jonathan Hunt ise Amerika Birleşik Devletleri Kongre üyesiydi. Annesi Jane Maria Leavitt ise zengin bir tüccarın kızıydı.

Babasını henüz beş yaşındayken kaybeden Richard Morris Hunt, 16 yaşına geldiğinde ağabeyinin sağlığı nedeniyle annesi ve dört kardeşi ile birlikte İtalya’ya gitti. Aile Roma’ya yerleşti. İsviçre’nin Cenevre kentinde yatılı olarak sanat okuyan ve orada mimar Samuel Darier’in yanında çalışan Hunt, ailesinin de teşvikiyle mimarlık eğitimi almaya karar verdi.

Genç Hunt’ın mimarlık yaşamı 1846 yılında girdiği Paris’teki École des Beaux-Arts ile başladı. Bu saygın sanat okulunda okuyan ilk Amerikalı oldu. Sanatçı, diplomasını başarıyla aldıktan sonra bir süre okulunda asistan olarak kaldı. Bu yıllarda Fransız mimar Hector Lefuel’in danışmanlığında Louvre Müzesi’nin genişletme çalışmalarında yer aldı.

Avrupa mimarisinden esinlenen ikonik binalar

Richard Morris Hunt, ülkesindeki kariyerine 20’li yaşlarının sonunda başladı. 1856 yılında New York’a yerleşti. Paris sanat atölyelerinin modelini izleyen bir mimarlık atölyesi açarak Fransa’da öğrendiklerini ve diğer Avrupa ülkelerinde gözlemlediklerini yansıttığı tarz ve fikirlerin öncülüğünü yapmaya başladı.

Sanatçının ilk yapılarından biri olan Griswold Evi, İsviçre’nin yarı ahşap dağ evlerinin ayrıntılarını anımsatan modern gotik bir tarza sahipti. Üçgen uçlu derin saçakları ve geniş bir verandası olan ev, çubuk tarzı ahşaptan oluşan cephesi nedeniyle “stick stili” olarak tanındı ve bu mimari tarzın prototip eseri olarak kabul edildi. 1864 yılında inşa edilen Griswold Evi, 1971 yılında Ulusal Tarihi Yerler arasına alındı. Günümüzde ise Newport Sanat Müzesi olarak kullanılıyor.

Richard Morris Hunt, Griswold Evi
Griswold Evi Fotoğraf: Daniel Case

Richard Morris Hunt’ın ilk önemli projesi 1857 yılında tasarladığı Onuncu Cadde Stüdyo Binası oldu. Bina, sadece sanatçıların ihtiyaçlarını karşılamak için tasarlanan ilk modern tesisti ve kısa sürede New York sanat dünyasının merkezi haline geldi. Sanatçıların sergi düzenlediği kubbeli bir ortak galeri ve galeri etrafında gruplanmış stüdyolara sahip olan bina, yenilikçi tasarımı ile kısa sürede ulusal bir mimari prototipi temsil etmeye başladı. Hunt’ın binadaki stüdyosu ise Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ilk mimarlık okulunu barındırıyordu. Tarihi yapı 1956 yılında yıkıldı.

Richard Morris Hunt, Onuncu Cadde Stüdyo Binası
Onuncu Cadde Stüdyo Binası Fotoğraf: New York Şehri Müzesi Koleksiyonu

Hunt, yaşadığı kent olan New York’un siluetine pek çok ikonik ve yenilikçi bina ekledi. Amerikan orta sınıfı için tasarladığı Stuyvesant Apartments, Fransız tarzı Mansard çatılı ilk apartmanlardandı. Roosevelt Binası’nda dökme demir cepheler kullandı. New York Tribune için yaptığı bina New York’un ilk gökdelenlerinden biri olmasının yanı sıra asansör kullanan ilk ticari binalardan da biriydi.

Richard Morris Hunt, Özgürlük Anıtı kaidesiSanatçının en popüler çalışmalarından bir diğeri de, New York’un en bilinen sembollerinden olan Özgürlük Heykeli’nin kaidesini tasarlamak oldu. Hunt, 27 metre yüksekliğindeki kaidede klasik mimari unsurların yanında Aztek mimarisinden esintiler de kullandı.

Gilded Age 

On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısı, 1860-1896 yılları arası, Amerika Birleşik Devletlerinde “Gilded Age” yani “Yaldızlı Çağ” olarak adlandırıldı. Bu dönemde birçok işadamı büyük servet sahibi oldu ve servetlerini göstermek için devasa konaklar yaptırdı. Richard Morris Hunt da dahil olmak üzere birçok mimar, altınla süslü cömert iç mekanlara sahip bu saray görüntülü evlerin tasarımını yaptıkları için “Gilded Age Mimarları” olarak tanındılar.

Sanatçının bu dönemde tasarladığı en büyük evler Vanderbilt ailesine aitti. Bunlar arasında yer alan William K. Vanderbilt Evi, New York Beşinci Cadde’nin 51. ve 52. sokakları arasındaki tüm bloğu işgal eder büyüklükteydi. Sanatçı, evin tasarımında Fransız şatolarını örnek aldı. “Petit Château” yani “Küçük Şato” olarak da tanınan ev, görkemli süslemeleri ve dış özellikler ile Beaux-Arts tarzı unsurlara sahipti. 1878-1882 yılları arasında inşa edilen ev, ne yazık ki 1926 yılında yıkıldı.

Richard Morris Hunt, William K. Vanderbilt Evi
William K. Vanderbilt Evi

Amerikan mimarisinin dekanı olarak adlandırılan ve mimarlık mesleğine çok önemli destekler veren Richard Morris Hunt, ardında pek çok önemli eser bırakarak 1895 yılında hayata veda etti.

Richard Morris Hunt, anıt
Richard Morris Hunt anıtı Fotoğraf: Wikimedia Commons

Ölümünden üç yıl sonra, New York Belediyesi Sanat Derneği’nin isteği üzerine heykeltıraş Daniel Chester French ve mimar Bruce Price tarafından tasarlanan anıtı, New York Central Park içine yerleştirildi.

Önemli eserleri

Marble House / Mermer Evi
Beyaz Westchester mermeri ile kaplanmış olan konak, dışarıdan iki katlı görünse de, aslında dört kata yayılıyor. Beaux-Arts mimarisinin güzel örneklerinden biri olan yapı, on yedinci ve on sekizinci yüzyılların Fransız neoklasik mimari formlarına sahip.

Richard Morris Hunt, Mermer Ev / Marble House
Fotoğraf: Daderot

The Breakers
On altıncı yüzyıldan kalma bir İtalyan sahil sarayına benzeyen konak, zengin iç tasarımı da dahil olmak üzere Beaux-Arts ve Victoria özellikleri içeriyor. Özel asansörlü ilk konutlardan biri olan ev masif taştan yapılmış ve çelik makaslarla destekleniyor.

Richard Morris Hunt, The Breakers

Biltmore Evi
Amerika’daki en zarif ve en büyük özel konut olan yapı, 250 odası ile devasa bir şato görünümünde. Eğimli çatıları, dik kuleleri ve heykel süslemeleri ile Fransız Rönesans stilini yansıtan yapı, Yaldızlı Çağ döneminin ve Richard Morris Hunt’ın mimarlık kariyerinin zirvesi olarak görülüyor.

Richard Morris Hunt, Biltmore Evi
Fotoğraf: 24dupontchevy

Richard Morris Hunt yazısı Kilsan Blog sitesine aittir.


Kedilere oyun alanları

Evde yaşayan kedilerin hareket alanları ne yazık ki oldukça kısıtlı oluyor. Dolap üstlerine tırmanma gibi bir kaç hareketin dışında pek bir aktivite yapamıyorlar. Bu da zamanla tembelleşip çevikliklerini kaybetmelerine neden oluyor. Amerikalı tasarımcılar Mike Wilson ve Megan Hanneman duvara monte edilebilen sistemler ile kedilere ev içinde oyun alanları yaratıyorlar. CatastrophiCreations’ın kurucuları olan Mike Wilson ve […] Kedilere oyun alanları yazısı...

Kedilere oyun alanları, tasarımları

Kedilere oyun alanları, tırmanmaEvde yaşayan kedilerin hareket alanları ne yazık ki oldukça kısıtlı oluyor. Dolap üstlerine tırmanma gibi bir kaç hareketin dışında pek bir aktivite yapamıyorlar. Bu da zamanla tembelleşip çevikliklerini kaybetmelerine neden oluyor. Amerikalı tasarımcılar Mike Wilson ve Megan Hanneman duvara monte edilebilen sistemler ile kedilere ev içinde oyun alanları yaratıyorlar.

Kedilere oyun alanları, köprüCatastrophiCreations’ın kurucuları olan Mike Wilson ve Megan Hanneman, ev ortamında yaşayan kedileri aktif tutmak için duvarlara monte edilebilen modüler sistemler tasarlayıp üretiyorlar. Rafların, köprülerin yer aldığı oyun alanları kedilerin farklı seviyelerde kolayca dolaşabilmelerine, tırmanmalarına ve atlamalarına olanak sağlıyor. Hatta bazı karmaşık tasarımlar kedilerin sadece fiziki değil düşündürücü egzersizler yapmasını da sağlıyor.

Minimal bir tarza sahip olan oyun modülleri tamamen çevreci bir yaklaşımla üretiliyor. Parlak renklerden ve plastik malzemelerden kaçınan tasarımcılar sürdürülebilir ürünler oluşturmak için masif ahşap, halat ve çuval bezi kullanıyorlar.

Fotoğraflar: etsy.com

Kedilere oyun alanları yazısı Kilsan Blog sitesine aittir.


Himeji Kalesi

Himeji Kalesi görkemli büyüklüğü ile on yedinci yüzyıl Japon kale mimarisinin hayatta kalan en mükemmel örneği olarak kabul ediliyor. Zarif ve beyaz görünümünden dolayı uçan bir kuşa benzetildiği için “Beyaz Balıkçıl Kalesi” olarak da anılan kale, hem ulusal hazine hem de UNESCO Dünya Mirası olarak koruma altında bulunuyor. Himeji Kalesi, eski zamanlardan beri önemli bir […] Himeji Kalesi yazısı Kilsan Blog sitesine...

Himeji Kalesi, genel

Himeji Kalesi görkemli büyüklüğü ile on yedinci yüzyıl Japon kale mimarisinin hayatta kalan en mükemmel örneği olarak kabul ediliyor. Zarif ve beyaz görünümünden dolayı uçan bir kuşa benzetildiği için “Beyaz Balıkçıl Kalesi” olarak da anılan kale, hem ulusal hazine hem de UNESCO Dünya Mirası olarak koruma altında bulunuyor.

Himeji Kalesi, feodal kale
Fotoğraf: pixabay.com

Himeji Kalesi, eski zamanlardan beri önemli bir ulaşım merkezi olan Hyogo Bölgesi’ndeki Himeji kentinde yer alıyor. On yedinci yüzyıl Japon kale mimarisinin iç ve dış özelliklerini estetik bütünlük ve sağlamlık açısından sergileyen kale, Japonya’nın en güzel ve en iyi korunmuş feodal kalesi olarak tanımlanıyor.

Himeji Kalesi, yan görünüm
Fotoğraf: pixabay.com

Kalenin inşasına 1333 yılında başlanmış ancak bölgeye hakim çeşitli klanlar tarafından yüzyıllar boyunca kademeli olarak büyütülerek 1609 yılında tamamlanmış. Son genişleme çalışması ise 1617-1618 yılları arasında yapılmış.

Himeji Kalesi, eski çizim
Kalenin eski bir çizimi

Kale, 1868 yılına kadar feodal bir alanın merkezi olarak kullanılmış. Diğer birçok Japon kalesinden farklı olarak da hiçbir zaman savaş, deprem veya yangın tarafından tahribe uğramamış. Yakın zamanda kapsamlı olarak yenileme ve restorasyon çalışmaları yapılan kale, 2015 yılından bu yana halk tarafından gezilebiliyor.

Ahşap işçiliğinin doruk noktası

Himeji Kalesi, labirenti andıran sarmal yollar ile birbirine bağlanan ve toplamda 233 hektarı kapsayan seksen üç binadan oluşuyor. Kalenin işlevini estetik cazibeyle birleştiren tasarımı, ahşap, taş, kiremit ve beyaz sıva kullanılarak daha da etkileyici hale getirilmiş.

Himeji Kalesi, 83 bina
Fotoğraf: pixabay.com

Kale kompleksinin merkezinde, bodrumuyla birlikte altı kata sahip ana bina yer alıyor. Dik ve dar merdivenlerle çıkılan bina, yukarıya doğru daralıyor. Kalenin ve kentin tamamına hakim olan en üst katta ise küçük bir tapınak bulunuyor.

Binalar ile çoklu çatı katmanları arasındaki ince işçiliği ve ustalığı ulaşılması oldukça güç bir mükemmellikle sergileyen kale, özellikle ahşap işçiliğinde doruk noktasını temsil ediyor.

Himeji Kalesi, çatı detayı
Çatıdaki çoklu katmanlar Fotoğraf: pixabay.com

Himeji Kalesi’ne genel giriş, kiraz ağaçlarıyla dolu çimenlik bir alana açılan Otemon Kapısı ile yapılıyor. Sannomaru adı verilen bu alan genellikle Nisan ayının başlarındaki çiçeklenme mevsimi boyunca hem kalenin fotoğraflarını çekmek hem de kiraz çiçeklerini görmek için ideal bir mekan oluşturuyor.

Himeji Kalesi, Otemon Kapısı
Genel girişin yapıldığı Otemon Kapısı Fotoğraf: Ankur P

Feodal dönemin savunma sistemleri

Feodal dönemin başından itibaren gelişmiş savunma sistemleri içeren Himeji Kalesi, olası saldırılara karşı çevreye hakim olan Himeyama tepesinin üzerine inşa edilmiş. Ayrıca, kale içindeki yolların duvarları takip ederek labirent şekli oluşturması saldırgan kuvvetleri yavaşlatmak; kapı ve avluların çokluğu da saldırganları açığa çıkarmak üzere tasarlanmış.

Himeji Kalesi, duvar oyukları
Duvarlara yerleştirilmiş geometrik şekillerdeki oluklar Fotoğraf: japan-guide.com

Kaleyi çevreleyen kavisli duvarların en yükseği 26 metre yüksekliğe sahip. Duvarlara yerleştirilmiş çeşitli geometrik şekildeki oluklar altından geçen saldırganların kafalarına taş ya da kaynar yağ dökmek için yapılmış.

Savunma amacıyla yapılmış birbiriyle bağlantılı üç hendek ortalama 20 metre genişliğe ve yaklaşık 2,7 metre derinliğe sahip. Ayrıca, kalenin içinde yer alan 27.000 metrekarelik gölet saldırılar sırasında çıkabilecek yangınları söndürebilmek için su depolamak amacıyla yapılmış.

Ana bina da savunma açısından bir çok donanım barındırıyor. Birinci katın duvarlarında 280 silah ve 90 mızrak rafı bulunuyor. Üçüncü ve dördüncü katların kuzey ve güney pencerelerine yerleştirilmiş olan gizli bölmeler ise hem düşmanlara taş atmak hem de onları izlemek için tasarlanmış.

Himeji Kalesi yazısı Kilsan Blog sitesine aittir.


Baş döndüren mimari fotoğraflar

Fotoğraf sanatı ile psikolojiyi birleştiren Markus Studtmann, fotoğraflarını çektiği yapılarda optik yanılsamalar yaratıyor. Çekimlerinde perspektif ve farklı açılar kullanan sanatçı, mimariye baş döndürücü bir bakış açısı kazandırıyor. Alman fotoğrafçı Markus Studtmann, psikoloji eğitiminin yanında felsefe ve nörobiyoloji alanlarında da doktora yapmış bir sanatçı. İnsan gelişimi, algı ve yüz ifadesi üzerine çalışmaları bulunuyor. Fotoğraf...

Baş döndüren mimari fotoğraflar, Markus Studtmann, Vertigo serisi

Fotoğraf sanatı ile psikolojiyi birleştiren Markus Studtmann, fotoğraflarını çektiği yapılarda optik yanılsamalar yaratıyor. Çekimlerinde perspektif ve farklı açılar kullanan sanatçı, mimariye baş döndürücü bir bakış açısı kazandırıyor.

Alman fotoğrafçı Markus Studtmann, psikoloji eğitiminin yanında felsefe ve nörobiyoloji alanlarında da doktora yapmış bir sanatçı. İnsan gelişimi, algı ve yüz ifadesi üzerine çalışmaları bulunuyor. Fotoğraf tutkusu ise kavramsal ve deneysel siyah-beyaz fotoğrafçılık ile başlamış. Daha sonra yaptığı yolculuklarda portreler çekmeye başlamış; özellikle insanların yüz ifadeleri ve duyguları üzerine yoğunlaşmış. Son yıllarda ise mimari fotoğrafçılık ve soyutlama üzerine çalışmalar yapıyor.

Fotoğraflarında mimarın binayı planlarken aklında neler olabileceğini hayal etmeye çalışan Markus Studtmann, sanatsal sürecini “binaları temel geometrilerine indirgemek ve algılanan biçimlerini yükseltmek için görüntüleri birleştirmek” olarak nitelendiriyor.

Sanatçı, mimari yanılsamalar oluşturmak için binaların farklı açılardan fotoğraflarını çekiyor. Çekim sırasında hayal ettiği görüntülere ulaşmak için yapıdaki dikkat dağıtıcı ögeleri kadrajına almayarak, yapıyı mümkün olduğunca yalın karelerle fotoğraflıyor. Elde ettiği fotoğrafları ayrıştırıp, yeniden birleştirerek benzersiz geometriye sahip ve çoğu zaman minimalist görüntüler oluşturuyor.

Fotoğraflar: behance.net/info5121
©Markus Studtmann

Baş döndüren mimari fotoğraflar yazısı Kilsan Blog sitesine aittir.


Peyzaj Mimarlığının Temelleri

Günümüzün en önemli mimari alanlarından biri olan peyzaj mimarlığına giriş niteliği taşıyan kitap, peyzaj stratejisi, temel alanları, fonksiyonları ve kentsel tasarım gibi birçok konuda rehber olma özelliği taşıyor. Mekanlar için tasarım yapma sürecini, tarihi örnekleri, gelişen felsefeleri ve bir projenin konseptten tasarıma, tasarımdan uygulamaya dönüşümünü anlatan kitap, kariyer seçimi yapmakta olan gençler, temel dersleri almakta […] Peyzaj...

Peyzaj Mimarlığının Temelleri, kitap

Peyzaj Mimarlığının Temelleri, kitapGünümüzün en önemli mimari alanlarından biri olan peyzaj mimarlığına giriş niteliği taşıyan kitap, peyzaj stratejisi, temel alanları, fonksiyonları ve kentsel tasarım gibi birçok konuda rehber olma özelliği taşıyor.

Mekanlar için tasarım yapma sürecini, tarihi örnekleri, gelişen felsefeleri ve bir projenin konseptten tasarıma, tasarımdan uygulamaya dönüşümünü anlatan kitap, kariyer seçimi yapmakta olan gençler, temel dersleri almakta olan tasarım öğrencileri ve peyzaj mimarlığını daha iyi anlamayı arzulayan profesyoneller için değerli bir kaynak oluşturuyor.

Yazar: Tim Waterman
Çevirmen: Sema Kabukçuoğlu
Sayfa sayısı: 208
Yayınevi: Literatür Yayıncılık

Peyzaj Mimarlığının Temelleri yazısı Kilsan Blog sitesine aittir.


Fogo Adası Oteli

Fogo Adası Oteli, Kanada’nın en eski kırsal kültürlerinden birine sahip olan Fogo Adası’nın ekonomik ve kültürel olarak hayatta kalabilmesi için inşa edilmiş sosyal bir işletme. Otelin tüm geliri sürdürülebilirlik ilkesi uyarınca bölgedeki topluluğu ve kültürünü yaşatmaya aktarılıyor. Yapı, açılı ve dikey çizgilerden oluşan mimarisi ile de yüzyıllardır devam eden ada kültürüne çağdaş bir dokunuş ekliyor. […] Fogo Adası Oteli yazısı...

Fogo Adası Oteli, genel

Fogo Adası Oteli, Kanada’nın en eski kırsal kültürlerinden birine sahip olan Fogo Adası’nın ekonomik ve kültürel olarak hayatta kalabilmesi için inşa edilmiş sosyal bir işletme. Otelin tüm geliri sürdürülebilirlik ilkesi uyarınca bölgedeki topluluğu ve kültürünü yaşatmaya aktarılıyor. Yapı, açılı ve dikey çizgilerden oluşan mimarisi ile de yüzyıllardır devam eden ada kültürüne çağdaş bir dokunuş ekliyor.

Fogo Adası Oteli, sosyal alanlarKanada’nın Newfoundland Adası’nın engebeli kuzeydoğu kıyısında yer alan Fogo Adası, bozulmamış bir doğaya sahip ender adalardan biri. Fogo Adası Oteli / Fogo Island Inn ise adanın gittikçe yok olan eski kültürünü yaşatmanın bir yolu olarak inşa edildi. Otel, yerel halkla etkileşim içinde işletiliyor; ada topluluğuna istihdam sağlayarak otele gelen konuklara 400 yıldır süregelen geleneklerini sergiliyor.

Fogo Adası Oteli, X formu
Fotoğraf: jamesbeard.org

Zamansız bir mimari

Granit plakalar üzerinde yer alan Fogo Adası Oteli, açılı ve dikey çizgilerden oluşan çağdaş bir mimariye sahip. Otel, yerel mimar Todd Saunders tarafından tasarlandı. Tasarımın ana konseptini “Fogo için özel olarak yapılmış” zamansız bir mimari tarz oluşturuyor.

Keskin açılara ve sert çizgilere sahip otel, “X” şeklinde bir planla inşa edilmiş. Yüksek yalıtımlı çelikten ve ahşap kaplamadan oluşan yapı, toplam 43 bin metrekarelik bir alan kaplıyor. Ön kısmında yer alan iki kat, kazıklar üzerine yerleştirilmiş. Bu bölümde ortak alanlar yer alıyor.

Fogo Adası Oteli, ayaklarKıyıya paralel olarak uzanan dört katlı kısımda ise farklı büyüklük ve dekorasyona sahip 29 adet otel odası bulunuyor. Odaların tamamında yer alan tavandan tabana uzanan büyük pencereler ile Kuzey Atlantik kıyı şeridinin tüm manzarasını kesintisiz olarak görmek mümkün. Ayrıca, odalardaki ses yalıtımı, konukların sadece okyanus dalgalarının sesini duymalarını sağlayacak şekilde büyük özen gösterilerek yapılmış.Fogo Adası Oteli, gece görünüm

Otelin doğa ile birlikteliği tasarımında da devam ediyor. Enerji ve su kullanımında tasarruf sağlayan sürdürülebilir sistemler arasında ısı panelleri ve yağmur suyu toplama sarnıçları yer alıyor. Toplanan sular filtrelenerek çamaşırhane, tuvalet gibi alanlarda kullanılıyor.

Yerel halkla şekillenen iç tasarım

Fogo Adası Oteli’nin dekorasyonunda, yerel halkın ürettiği halı, yorgan gibi el işleri ve adanın ruhunu yansıtan geleneksel mobilyalar kullanılmış. Ayrıca, tüm odalar ahşap, yün, pamuk ve keten gibi doğal malzemelerle döşenmiş.

Otel, sosyal alanlar olarak da pek çok seçenek sunuyor. İlk katta yer alan galerisi uluslararası üne sahip sanatçıların eserlerini barındırıyor. Yine aynı katta bulunan restoran, otelin en ikonik mekanlarından biri. Kubbeli bir tavanla oldukça çarpıcı görünen restoranın kır çiçeği motifine sahip avizeleri Hollandalı tasarımcı Frank Tjepkema tarafından özel olarak tasarlanmış. Restoranda oturan konuklar, mevsime bağlı olarak, buzdağlarını ve çok yakına gelen balinaları izleyebiliyorlar.

İkinci kat ise sinema, toplantı salonu, spor salonu ve okuma odası ile bölgenin tarihi koleksiyonlarına sahip bir kütüphaneye ayrılmış. Otelin en keyifli alanını ise jakuziler ve saunalarla çok çekici bir ortam haline getirilmiş çatı katı terası oluşturuyor.

Fotoğraflar: saunders.no / Iwan Baan, Alex Fradkin, Bent René Synnevåg

Fogo Adası Oteli yazısı Kilsan Blog sitesine aittir.


Link to Category: Blog Articles

Or if you prefer use one of our linkware images? Click here

Social Bookmarks


Available Upgrade

If you are the owner of Mimari, sanat, tasarım, cevre, yasam | Kilsan Blog, or someone who enjoys this blog why not upgrade it to a Featured Listing or Permanent Listing?


Offering Bloggers a better chance to stand out from the crowd since 2006!